Bellyband türkçesi Bellyband nedir

  • Karın kuşağı.
  • Kolan.
  • Göbeğe sarılan şerit veya bez (özellikle de hayvan eyerini sağlama almak için).
  • Göbek kuşağı.

Bellyband ingilizcede ne demek, Bellyband nerede nasıl kullanılır?

Bellybutton : Göbek çukuru. Göbek. Navel.

Bellybuttons : Göbek. Göbek çukuru. Navel.

Belly ache : Karın ağrısı. Göbek ağrısı.

Belly band : Bel kuşağı.

Belly button : Göbek. Göbek deliği.

Belly laugh : İçten (bir) kahkaha. Gürültülü kahkahalarla gülme.

Belly land : Gövde üzerine inmek. İniş takımlarını kullanmadan gövde üzerine inmek.

Belly dancing : Kadınlar tarafından kalçalar sallanarak ve mide kasları sıkılaştırılarak yapılan tahrik edici ortadoğu dansı. Göbek atma. Oryantal dans. Göbek dansı.

Belly lough : Katıla katıla gülme. Gürültülü kahkaha.

Belly out : Şişmek.

İngilizce Bellyband Türkçe anlamı, Bellyband eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bellyband ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fastening : Bağlama. Tutturma. Tespit etme. Tespit. Kapı yada pencere kilidi. Bağ. Bağlama (bir şeyi vb). Bağlanma. Sabitleme. Mandal ya da sürgü.

Fastener : Mandal. Çıtçıt. Toka. Ataş. Tutturucu. Bağlayıcı şey. Kilit. Bağlayıcı. Bağlaç. Bağ.

Girthing : Çember. Kolan takmak. Kolan (semere ait). Kuşak çevrelemek. Kuşak takmak. Kuşatmak. Eyerlemek. Çevresini ölçmek. Muhit.

 

Girthed : Kolan takmak. Çember. Kuşak takmak. Kuşatmak. Çevresini ölçmek. Kuşak çevrelemek. Kolan (semere ait). Eyerlemek. Muhit.

Girth : Daire çevresi. Muhit. Kolan (semere ait). Kuşak takmak. Bel ölçüsü. Kuşak çevrelemek. Çevre ölçüsü. Çevre. Kolan takmak.

Band : Koşut ve birbirine yakın iki çizgi arasında kalan alan parçası; tayfda birbirin yakın iki dalga boyu arasında kalan parça. Moleküllerin dönme erke düzeyleri arasındaki geçişlerin oluşturduğu görünge çizgilerinin bütünü. Bağlamak. Ses frekansı aralığı. Bantlamak. Frekans bandı. Toplamak. Mızıka. Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı.

Withering : Solduran. Solma. Utandıran. Kurutarak. Dondurucu. Susturan. Kuru. Kurutma. Soldurma.

Girths : Bel ölçüsü. Çember. Kuşak takmak. Daire çevresi. Kuşak çevrelemek. Çevre. Kolan (semere ait). Eyerlemek. Kuşatmak.

Saddle girth : Eyer kolanı.

Fixing : Fiksaj (fotoğrafçılık terim). Tamir etme. Su ürünleri yetiştiriciliği. Kurma. Tespit. Dikme. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Teçhizat. Sabitleme. Tutturma.

Bellyband synonyms : holdfast.

Bellyband ingilizce tanımı, definition of Bellyband

Bellyband kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A band that passes under the belly of a horse and holds the saddle or harness in place. A girth.