Bench mark türkçesi Bench mark nedir

  • Kıstas.
  • Röper.
  • Kriter.
  • Bilgisayar performansı değerlendirmesi (bilgisayar).
  • [#ölçü Ölçüt].
  • Karşılaştırma için kullanılan referans noktası (özellikle de köprü vs gibi duran bir yapıya karşı suyun seviyesinin ölçülmesinde).
  • Röper noktası.
  • Kot röperi.
  • Seviye işareti.
  • Bir yerin, başlangıç olarak alınan yatay düzlemden yüksekliği ve bu yüksekliği gösteren sayı. yapı tasarçizimlerinde boyutları göstermek için ölçü çizgileri üzerine yazılan sayı, ölçü sayısı.
  • Yükselti.
  • Sabit nokta.
  • Referans işareti.
  • Denektaşı.
  • Kalite testi.

Bench mark ingilizcede ne demek, Bench mark nerede nasıl kullanılır?

Bench : Yedek kulübesi. Oturma sırası. Kanepe. Yargıç kürsüsü. Kürsü. Yargıç. İş masası. Peyke. Dersliklerde öğrencilerin ders dinlemek ve çalışmak üzere oturdukları yer. Hakim kürsüsü.

Mark : Markalamak. Etiket. Bilgisayar, bilişim, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Malların üzerine marka koymak ya da vurmak. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Nişan. İm. Damga. Marka. İşaretlemek.

Bench blotter : Suç kaydı. Geçmiş mahkumiyetlerin resmi kaydı. Adli sicil kaydı. Sabıka kaydı. Kriminal kayıt.

Bench clamp : İşkence.

Bench drill : Masa matkabı. Matkap tezgahı. Tezgah delgisi.

 

Bench drilling machine : Tezgah matkabı. Masaya iliştirilmiş matkap.

İngilizce Bench mark Türkçe anlamı, Bench mark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bench mark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Criterions : Ayırıcı özellik. Kriteller.

Reference point : Referans noktası. Esas nokta. Referans noktası. Belirli nokta. Dayanak noktası. Nirengi noktası.

Benchmarks : Denektaşları. Ölçü. İnşaat röperleri. Kıyaslama noktası (bilgisayar). Deyerlendirilen bilgisayar performansını (bilgisayar).

Height : Dağ. Yükseklik. Boy. Zirve. Bir dağılımın verdiği eğrinin tepe noktasından tabanına indirilen dikmenin uzunluğu. Ana çekit. En yüksek nokta. Doruk.

Action : Devinme. Aksiyon. Hareket. Yapılan şey. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Kuvvet. Muharebe. İs. Hukuk, gitar, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çalışma şekli.

Standards : Norm. Kalite. Bayrak. Ölçü. Derece. Model. Standart. Sancak. Dik sap üzerinde yetiştirilen bitki.

Referencing : Kaynak kullanma (yazı vb). Kaynakçayı işaretlemek (kitap). Referanslama. Bir yazıya dipnot ekleme.

Criterion : Eğitim, fizik, gramer, ekonomi alanlarında kullanılır. Özde bir olan konuların karşılaştırılması sırasında temel alınan ölçü veya ölçüler. Bir yargıya varmak ya da değer biçmek için başvurulan ilke. Niteliksel ya da niceliksel bir karşılaştırmayı ve ayırımı güvenle yapmaya yarayan kavram ya da ölçünlü düzgü (norm). bir etkinliği ya da nesneyi değerlendirirken baş vurulan ölçü ya da ana kural. bir testin değerlendirilmesine yarayan ölçün. Belli bir tip üzere yapılmış, ölçü, belirgin özellik, nitelik, nicelik ve değerin belirli ölçüsü. Değerlendirme ölçütü. Ayıraç. Mikyas.

 

Criteria : Ölçütler. Ayırıcı özellik. Değerlendirme ölçütleri. Kıstaslar. Kriterler.

Prac : Sahne üzerinde değişik düzey elde etmek için çeşitli yükseklikte yapılan düzey.

Bench mark synonyms : gauges, tests, cristae, elevations, test, practical, reference mark, landmark, quality test, benchmark problem, touchstones, canon, canons, yardsticks, altitude, touchstone, yardstick, elevation, ridge, benchmark, fixed point, gauge, ridges, rostrum.