Berne union türkçesi Berne union nedir

  • Dışsatım kredilerinde ve yabancı sermaye yatırımlarda sigorta ilkelerinin uluslararası düzeyde kabulü için çalışmak, üyelerarasında bilgi ve deneyim paylaşımını sağlamak amacıyla 1934 yılında fransa, italya, ispanya ve ingiltere arasında kurulmuş, bugün üye sayısı 43 ülkeden ihracat kredi sigortası yapan 54 kuruluşa ulaşan birlik.
  • Uluslararası kredi ve yatırım sigortacıları birliği.
  • İktisat alanında kullanılır.

Berne union ingilizcede ne demek, Berne union nerede nasıl kullanılır?

Berne : New york eyaletinde yerleşim yeri. İsviçre'nin başkenti. Bir soyadı. Bern. Birleşik devletler'de birçok yerin adı. İndiana eyaletinde şehir.

Union : Rakor. Evlilik. Bilezik (boru). Federasyon. Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. Vida yuvası. Darülaceze. İttifak. Birleştirme. Sendika.

Bernese : Bern'de yaşayan. Bern (isviçre'nin başkenti) yerlisi. Bernli.

Bernese mountain dog : Büyük bir köpek cinsi (isviçre kökenli). Bernli dağ köpeği.

Agreement on european monetary union : Avrupa para birliği anlaşması.

American civil liberties union : Aclu. Amerikan yurttaş özgürlükleri birliği. Kişisel hakları (özgür konuşma, seçme özgürlüğü, ayrımcılığa karşı korunma gibi) savunan bir amerikan örgütü.

 

İngilizce Berne union Türkçe anlamı, Berne union eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Berne union ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Berne union synonyms : a type mutual funds, ability to pay approach, a shift in individual demand, a pass through certificate, a shift in supply, a change in demand.