Billowed türkçesi Billowed nedir

  • Rüzgarla şişmek.
  • Kabarmak.
  • Çok duman çıkarmak.
  • Dalgalandırmak.
  • Şişirmek (yelkeni).
  • Buram buram çıkmak (duman).
  • Dalga dalga kabarmak.
  • Dalgalanmak.
  • Dalgalar halinde yükselmek.

Billowed ingilizcede ne demek, Billowed nerede nasıl kullanılır?

Billow out : Rüzgarla şişmek. Dışarıya doğru tütmek veya çıkmak.

Billow : Kabarmak. Dalgalandırmak. Büyük dalga. Dalgalanmak. Şişirmek (yelkeni). Dalga dalga kabarmak. Çok duman çıkarmak. Rüzgarla şişmek. Dalgalar halinde yükselmek. Buram buram çıkmak (duman).

Billowing : Dalgalar halinde yükselmek. Dalga dalga kabarmak. Dalgalanma. Dalgalanış. Rüzgarla şişmek.

Billows : Çok duman çıkarmak. Buram buram çıkmak (duman). Rüzgarla şişmek. Şişirmek (yelkeni). Dalgalanmak. Dalga dalga kabarmak. Dalgalandırmak. Kabarmak. Dalgalar halinde yükselmek.

Billowy : Dalga dalga yükselen. Dalgalı.

Bill diary : Süre yazılığı. Tecimsel belgitler ve alacakların ödeme günlerini göstermek amacıyla bankalarda tutulan yazılıklar.

Bill book : Borç senedi defteri. Vade defteri.

Bill board : Duyuru tahtası. Reklam panosu ya da levhası. Bina dışında reklam ve afiş asmaya yarayan tahta.

Bill cosby : Daha çok the cosby show (cosby ailesi) adlı uzun süreli bir televizyon komedi programıyla bilinir (1984-1992). Afrika kökenli amerikalı komedyen ve yazar. (william henry cosby jr. olarak 1939'da doğdu).

 

Bill case : Portföy. Senet cüzdanı. Senedat cüzdanı.

İngilizce Billowed Türkçe anlamı, Billowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Billowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dilate : Şişirmek. Açılmak. Genleşmek. Dilate. Genişletmek. İrileşmek. Daralmış bir deliğin, kanalın veya boşluğun genişlemesi. Açıklamak.

Swells : Koltuklarını kabartmak. Gururlandırmak. Gurur duymak. Boşalmak (gözyaşı). Doldurmak (rüzgar yelkeni). Taşmak. Yükselmek. Dolmak. Koltukları kabarmak. Büyümek.

Corrugate : Buruşturmak. Buruşmak. Kırıştırmak. Kırışmak.

Corrugates : Buruşmak. Kırışmak. Buruşturmak. Kırıştırmak.

Bulge : Tümsek. Şiş yapmak. Pırtlamak. Çıkıntı. Pörtlemek. Şiş. Bombaj. Esnemek. Çıkıntı yapmak.

Holy : Kutsi. Mukaddes. Tapılası. Kudsi. Tanrı'ya ait. Tanrısal. Mübarek. Tanrı'nın görevlendirdiği. Kutsal yer. Kutsal.

Crisped : Buruşmak. Çıtır çıtır. Kıvrılmak. Kıvırmak. Gevrekleştirmek. Gevrekleşmek. Hışırdatmak. Gevrek. Gevretmek.

Flourishes : Abartılı jestler yapmak. Süslemek. Sallamak. Savurmak. Yıldızı parlamak. Zenginleşmek. İlerlemek. Sağlıklı olmak. Gelişmek. Fanfar çalmak.

Mellow : Sulu. Hoş. Yumuşak. Olgunlaştırmak. Hoşgörülü. Yumuşamak. Olgun. Yıllanmış (şarap). Yumuşatmak. Yumuşak (toprak).

Billowed synonyms : billows, dilates, fluctuates, agitates, flourished, arching, floated, dilating, be puffed up, blows, swell, fluctuated, floats, blister, float, corrugating, fluttered, billow, crisp, cause to undulate, agitate, cockled, fluctuate, crimp, flourish, cockle, bloating, crimps, effervesces, bloat out, bloats, billowing, effervesce.

 

Billowed zıt anlamlı kelimeler, Billowed kelime anlamı

Unholy : Mukaddes olmayan. Kötü. Fena. Kutsal olmayan. Dine aykırı. Kötücül.

Immature : Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Olgunlaşmamış. Olgun olmayan. Olmamış. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. Toy. Ham. İmmatür. Çocukça.