Binet nedir, Binet ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Binek atı.

Ekmek olacak hamurların (bezelerin) konulduğu ağaçtan, gözlü bir araç.

Sayı.

Binet tanımı, anlamı

Bine : Kapıların, pencerelerin örtülen tarafına çakılan ve bir çıkıntı yapan çıta. Ver

Binet simon ölçeği : Binet ve Simon'un hazırladığı ve yaşlara göre düzenlenmiş ilk anlık ölçeği.

Kuhlmann binet ölçeri : Binet ölçerinin Amerikan kültürüne göre düzenlenmiş değişik bir türü.

Stanford binet anlak ölçeri : Anlağı yaşa bağlı bir değişken sayarak ölçekleyen ve her anlak yaşı için değişik içerikli altı sınara yer vererek doğru yanıtlanan sınarlara göre toplam anlak yaşını bulmaya yarayan ölçer. bk. genel anlak ölçeri.

Stanford binet ölçeği : Binet ölçeğinin Stanford üniversitesince, Birleşik Amerika kültürüne uydurulmuş ve türlü tarihlerde gözden geçirilerek yeni bir ölçek durumuna getirilmiş biçimi.

Binek atı : Sadece binmek, gezmek veya binicilik sporu için yetiştirilen at.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Olacak : Olması, yapılması uygun olan. Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey. Olmasının önüne geçilemeyen durum.

Bezele : Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı.

Gözlü : Gözü olan. Bölmesi ya da gözleri olan. Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan. Deliği olan.

 

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

Binek : Binmeye yarayan otomobil, at vb. Binmeye yarayan.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

Beze : Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Ekme : Ekmek işi.

Diğer dillerde Bindirmetaşı anlamı nedir?

İngilizce'de Bindirmetaşı ne demek ? : corbelling spring