Binlik nedir, Binlik ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Bir kilodan fazla sıvı alan şişe.

Bağ bozumu toplantısı, eğlencesi.

Binlik anlamı, kısaca tanımı:

Beş binlik : Beş bin liralık bütün kâğıt para.

Elli binlik : Elli bin lira değerinde kâğıt para.

On binlik : On bin lira değerinde kâğıt para.

Yirmi binlik : Yirmi bin lira değerinde kâğıt para.

Yüz binlik : Yüz bin lira değerinde kâğıt para.

Birim : Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir kümenin her elemanı. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Litrelik : Herhangi bir litre ölçüsünde sıvı alan.

Büyük : Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Önemli. Üstün niteliği olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Niceliği çok olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş.

 

Şişe : Tavan tahtaları arasındaki açıklığı kapatmak için uzunluğuna çakılan çıta. Bu kabın aldığı miktarda olan. Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu. İçerisine sıvı konulan, cam veya plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap.

Tane : Çekirdekli küçük meyve. Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Bazı bitkilerin tohumu.

Bin : Bu sayıyı gösteren 1000 ve M rakamlarının adı. On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık. Pek çok, çok sayıda. Dokuz yüz doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.

Üç : Bir uzaklığın son noktası. Kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılmış olan madde. Bir şeyin başı, tepesi. Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası. Dış kenar, periferi. Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak. Bir şeyin kenarı. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem. Bir şeyin baş veya son noktası.

Bir : Aynı, benzer. Sayıların ilki. Sadece. Bu sayı kadar olan. Tek. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez.

Diğer dillerde Binlik anlamı nedir?

İngilizce'de Binlik ne demek? : a thousand lira banknote, a thousand lira coin, grand

Fransızca'da Binlik : millénaire

Almanca'da Binlik : ein Tausend Lira Banknote

Rusça'da Binlik : adj. тысячный