Black pepper türkçesi Black pepper nedir

  • Karabibergiller (piperaceae) familyasından, tırmanıcı, çiçekleri genellikle er dişi, tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber, olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen, baharat olarak kullanılan, güney doğu asya'da yayılış gösteren uzun, tırmanıcı bitkiler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Karabiber.

Black pepper ile ilgili cümleler

English: Ali thought Mary knew where to buy black pepper.
Turkish: Ali Mary'nin kara biberi nereden alacağını bildiğini düşündü.

Black pepper ingilizcede ne demek, Black pepper nerede nasıl kullanılır?

Black : Siyaha boyamak. Kasvetli. Siyahi. Koyu. Pis. Morarmış. Kararmak. Kara. Zenci.

Pepper : Üzerine biber ekmek. Toz biber koymak. [#biber Biberlemek]. Biber. Karabiber. Kırmızıbiber. Pul biber koymak. Biber serpmek.

Black africa : Kara afrika.

Black alder : Barut ağacı. Cehrigiller (rhamnaceae) familyasından, 2-3 m yükseklikte, kabukları müshil olarak kullanılan ağaççıklar. ciğar.

Black amber : Siyah amber. Siyah kehribar. Karakehribar.

Black and blue : Yara bere içinde. Morartı. Çürük. Çürümüş. Morarmış. Mosmor. Siyah-mavi.

İngilizce Black pepper Türkçe anlamı, Black pepper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Black pepper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Acacia : Arap zamkı. Akasya. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

 

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Black pepper synonyms : pepper plant, abacus bodies, peppering, abiotic factor, abiotic environment, pepper, abductor muscle, a cells, aardwolf.