Blamer türkçesi Blamer nedir

  • Kabahat bulan.
  • Suçlayan.
  • Suç atfeden.

Blamer ingilizcede ne demek, Blamer nerede nasıl kullanılır?

Blamers : Suç atfeden. Suçlayan. Kabahat bulan.

Blame for : -den sorumlu tutmak.

Blame on : Birisini suçlamak.

Blame oneself : Kendini suçlamak.

Be to blame for : Suçlusu olmak.

Shift the blame onto : Suçu birinin üstüne atmak. Suçu birine yüklemek.

Bear the blame for : -in töhmeti altında kalmak. Suçunu üzerine almak.

Beyond all blame : Bütün suçlamalardan uzak.

Put the blame on : Suçu üstüne atmak. Suçlamak. Sorumlu tutmak. Suçu yüklemek. Suçu -e yüklemek.

Fasten the blame on someone : Suçu birinin üstüne atmak. Suçu birine yüklemek.

İngilizce Blamer Türkçe anlamı, Blamer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blamer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Playmaker : Oyun kurucu.

Footballer : Futbolcu. Topçu.

Subsequently : Daha sonra. Sonradan. Bilahare. Arkadan. Sonra. Akabinde.

Later on : Sonrasında. Sonradan. İlerleyen zamanlarda. İlerleyen zamanda. Daha sonraları. Daha sonra. Devamında. Daha sonrasında. İleride. Bilahare.

Accuser : Suçlayan kişi. Suçlayan kimse. Müttehim. İtham eden.

Accusatory : Suçlayıcı.

Afterwards : Daha sonraları. Ondan sonra. Sonradan. Bilahare. Sonraları. Daha sonra. Devamında. Sonra.

 

Golfer : Golfçu. Golfçü. Golf oyuncusu.

Accusatorial : Kınayan. Suçlayıcı.

Blamer synonyms : billiard player, seeded player, mvp, linksman, most valuable player, pool player, hockey player, golf player, baseball player, lacrosse player, ice hockey player, blamers, impeachers, participant, indicters, after, criminative, football player, dart player, accusive, accusing, chess player, grandmaster, indicter, bowler, shooter, card player, contestant, delator, stringer, scorer, criminatory, seed.

Blamer zıt anlamlı kelimeler, Blamer kelime anlamı

Absolve : Affetmek. Beraat ettirmek. Allah adına günahı affetmek. Suçunu bağışlamak. Tenzih etmek. Kurtarmak. Temize çıkarmak. Arılamak. Aklamak. Bağışlamak.

Antecedent : Öncül. Önceki. Önce gelen. Mazi. Yerine zamir gelen isim. Evvelki. Takaddüm eden. Önerti. Evvel. Sabık.

Blamer ingilizce tanımı, definition of Blamer

Blamer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who blames.