Blaze away at türkçesi Blaze away at nedir

  • Hararetle yapmak.
  • Ateş etmek.
  • Ateşe tutmak.

Blaze away at ingilizcede ne demek, Blaze away at nerede nasıl kullanılır?

Blaze : Alev alev yanmak. Parlamak. Öfkeyle parlamak. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların bütün burun üstüne uzanması durumu. Yıldızı parlamak. Alevlendirmek. Yüzü güzel. Akıtma. Alevlenmek. Tam akıtma.

Away : Deplasmanda. Devamlı. Buradan. Deplasman maçı. Bir yana. Deplasmanda oynanan. Durmadan. Yola çıkmış. Uzakta. Uzağa.

At : Üzere. Ye. Üzerinde. De. E. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Ya. Yanında.

Blaze away : Sürekli ateş etmek. Ateşin tutuşması. Ateş etmeye devam etmek. Hararetli bir biçimde konuşmak.

Hammer away at : Azimle uğraşmak. Üzerine basa basa tekrarlamak. Sürekli aynı şeyi tekrarlamak. Dört elle sarılmak. Bir şey üzerinde çok çalışmak.

Slave away at : Dinlenmeden çalışmak.

Plug away at : İneklemek. Üzerinde sebatla çalışmak. Harıl harıl çalışmak. Yoğun biçimde çalışmak.

Peg away at : Gözünü kırpmadan çalışmak. Gece gündüz demeden çalışmak. Durmadan çalışmak. Bir işte sebatla çalışmak. Dur durak bilmeden çalışmak.

Slog away at a work : Çok sıkıcı bir işte çalışmak.

 

Plod away at : Uğraşmaya devam etmek. Bir işi hevessizce sürdürmek. Çabalamaya devam etmek. Didinmek. Bir işte şevksiz bir şekilde çalışmak. Gönülsüzce çalışmak. İsteksizce çalışmak. İstemeye istemeye çalışmak.

İngilizce Blaze away at Türkçe anlamı, Blaze away at eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blaze away at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Loose : Gevşek. Çözmek. Ateşlemek. Salıvermek. Oynak. Bol. Atmak. Serbest bırakmak. Kaçmak.

Loosed : Serbest bırakmak. Salıvermek. Atmak. Ateşlemek.

Plugs : Yumruk atmak. Dolgu yapmak. Tıkaç. Tıpalamak. Reklamını yapmak (radyo). Harıl harıl çalışmak. Tıkamak. Vurmak.

Discharges : Akmak. Ödemek. Tahliye etmek. Ateşlemek. İltihap çıkmak. Boşalmak. Taburcu etmek. Muaf tutmak. Terhis etmek.

Discharging : Boşaltılıyor. Ödemek. Taburcu etmek. Atmak. Görevden almak. Boşaltmak. Yastık altında tutulan paraların yeniden dolaşıma sokulması. Terhis etmek. İşten atmak. Muaf tutmak.

Guns : Avlamak. Tam gaz vermek (otomobil). Vurmak.

Loosing : Serbest bırakmak. Ateşlemek. Atmak. Salıvermek.

Looses : Serbest bırakmak. Gevşek. Kaçmak. Oynak. Bol. Salıvermek. Atmak. Ateşlemek. Çözmek.

Bear upon : İlgilendirmek. Etkisi olmak. Bağlantısı olmak. İle ilgili olmak. İle ilgisi olmak. Üstüne basmak. Bağıntılamak. Topa tutmak. İlgisi olmak.

Plug : Fiş. Harıl harıl çalışmak. Dolgu yapmak. Kapamak. İlgilenmek. Tıkamak. Reklamını yapmak (radyo). Tıpalamak. Durdurmak.

Blaze away at synonyms : bear on, gun, discharge, let fly, let fly at somebody.