Bleating türkçesi Bleating nedir

Bleating ingilizcede ne demek, Bleating nerede nasıl kullanılır?

Bleat : Sızlanma. Cılız bir sesle konuşmak. Melemek. Mızırdanma. Meleme. Mızırdanmak. Mırıldanmak. Sızlanmak.

Bleated : Mızırdanma. Sızlanma. Mırıldanmak. Mızırdanmak. Sızlanmak. Meleme. Cılız bir sesle konuşmak. Melemek.

Bleats : Mızırdanma. Meleme. Melemek. Sızlanma. Sızlanmak. Cılız bir sesle konuşmak. Mızırdanmak. Mırıldanmak.

Bleach : Beyazlanmak. Beyazlatıcı madde. Beyazlatmak. Ağartmak. Beyazlatıcı. Beyazlamak. Kastarlamak. Ağartıcı. Rengini açmak. Ağarmak.

Bleached : Beyazlatmak. Ağartmak. Beyazlamış. Beyazlatılmış. Rengini açmak.

Bleachs : Kastarlamak. Beyazlanmak. Ağartma maddesi. Rengini açmak. Ağartmak. Beyazlatıcı. Beyazlatmak. Ağarmak. Ağartıcı. Beyazlamak.

Bleachery : Kasar atölyesi. Beyazlatma işleminin yapıldığı yer. Kasar dairesi. Ağartma bölümü.

Bleaching : Beyazlatma. Ağartıcı. Beyazlatıcı. Ağartma. Soldurma. Kasarlama. Ağartarak. Aklaştırıcı.

Bleaching agent : Ağartma maddesi. Kumaşları veya başkaca malzemeleri beyazlatmak veya renksizleştirmek için kullanılan bileşim (çamaşır suyu gibi). Ağartıcı. Beyazlatma maddesi. Ağartma malzemesi. Kasar maddesi.

Bleaching lime : Kireç kaymağı. Kireçkaymağı.

İngilizce Bleating Türkçe anlamı, Bleating eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bleating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gratifying : Tatmin. Sevindirici. Memnuniyet verici. Sevindirme. İyi. Tatminkar. Taltif.

Pleasant : Gökçe. Sevimli. Latif. Canayakın. Güzel. Yakın. Hoş. Şirin. Tatlı. Keyifli.

Bleats : Cılız bir sesle konuşmak. Sızlanmak. Melemek. Mızırdanma. Mızırdanmak. Mırıldanmak. Sızlanma.

Fabulous : Harika. Masal gibi. Süper. Mükemmel. Efsanevi. Şaşılacak. Çok güzel. Olağanüstü. Uydurma. Düşsel.

Bleat : Mızırdanma. Mızırdanmak. Cılız bir sesle konuşmak. Melemek. Sızlanma. Mırıldanmak. Sızlanmak.

Fab : Bir antikor molekülünde antijenle bağlanan kısım, fab. Kocaman. Çok büyük. Hızlı atom bombardımanı. Antijen bağlayan parça. Muazzam.

Delightful : Enfes. Güzel. Zevkli. Nefis. Tatlı. Pek hoş. Latif. Hoş.

Depilation : Tüyleri dökme. Epilasyon. Kıl giderici şey. Depilasyon. Depilaj. Tüy alma. Kıl alma. Kılları temizleme. Tüyleri giderme.

Charming : Büyüleyiş. Büyüleme. Alımlı. Dilber. Albenili. Cazibeli. Cana yakın. Çekici. Sevimli. Gül gibi.

Scouring : Ovarak temizleme. Kir. Bol akıtarak temizleme. Aşındırıcı ile yüzey temizleme. Oyulma. Ovma. Arama. Tarama. Perdahlama. Erozyon.

Bleating synonyms : humourous, cleanup, sanitisation, attractive, spring cleaning, improvement, humorous, scrub, washup, purification, beautiful, purge, scrubbing, baa, epilation, housecleaning, ingratiating, sanitization, bleated, sanitation, purging, cleansing, good, dry cleaning, sweet, baaing, sterilization, delicious, sterilisation, easy, sweeping, bathing, disinfestation.

 

Bleating zıt anlamlı kelimeler, Bleating kelime anlamı

Unpleasant : Tatsız. Fena. Nahoş. Aynasız. Hoşa gitmeyen. Çirkin. Antipatik. Sıkıcı. Kaba. Sevimsiz.

Ugly : Kötü. Ters. Bet. Sakil. Tatsız. İğrenç. Aksi. Pis. Huysuz. Çirkin.

Humorless : Keyifsiz. Espri anlayışı olmayan. Şakadan anlamayan. Nükteden anlamayan.

Bleating antonyms : displeasing, unattractive, hypopnea, hyperpnea.

Bleating ingilizce tanımı, definition of Bleating

Bleating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Crying as a sheep does. The cry of, or as of, a sheep.