Blind as a bat türkçesi Blind as a bat nedir

Blind as a bat ile ilgili cümleler

English: He's as blind as a bat.
Turkish: O, bir yarasa kadar kör.

English: Ali is as blind as a bat.
Turkish: Ali bir yarasa kadar kör.

Blind as a bat ingilizcede ne demek, Blind as a bat nerede nasıl kullanılır?

Blind : Gözünü almak. Göz almak. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Kamaştırmak. Saklamak. Bahane. Stor. Körletmek. Kör. Pusu.

As : Olduğu gibi. İrken. Dahi. -e rağmen. Gibi. İçin. Olarak. İken. Çünkü. Mademki.

A : (herhangi) bir. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi. La (müzik terimi). En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Bir. Herhangi bir. Miktar belirtir.

Bat : Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, bankacılık düzenleme ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve çıkarlarını savunmak, bankacılık sisteminin büyümesi, sağlıklı olarak çalışması ve rekabet gücünün artırılması, rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları almak ve uygulanmasını sağlamak amacıyla 1958 yılında kurulan birlik. Kırpmak (göz). Yarasa. Kırpmak. Vuruş yapmak. Beysbol sopası. Topa vurmak. Bilardo sopası. Sopa ile vurmak.

 

Blind as a mole : Köstebek gibi kör. Yarasa gibi kör. Kör. Kör mü kör. Aşırı derecede görme sorunu olan.

As blind as a bat : Kör mü kör. Yarasa kadar kör.

Fight a battle : Mücadele etmek. Savaşmak.

Charge a battery : Enerji depolama hücresini yeniden enerji ile yüklemek. Bir bataryayı şarj etmek. Bir bataryaya enerji vermek.

Have a bath : Yıkanmak. Banyo almak. Banyo yapmak. Banyoda kendini yıkamak.

İngilizce Blind as a bat Türkçe anlamı, Blind as a bat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blind as a bat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eyeless : Göremeyen. Gözsüz. Göz veya gözleri olmayan.

Blind : Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Kamaştırmak. Saklamak. Gözünü almak. Jaluzi. Kör etmek. Stor. Bahane. Göz almak. Göz kamaştırmak.

Blunt : Azaltmak. Körletmek. Körelmiş. Kör (bıçak vb). Lafını esirgemeyen. Körleştirmek. Dobra dobra. Duygusuz. Açık. Küt.

Bluntest : Kör (bıçak). Lafını esirgemeyen. Açık sözlü. Küt. Köreltmek. Körelmiş. Körletmek. Duygusuz. Azaltmak.

Dullest : Donuk. Ruhsuz. En soluk olanı. Kalın kafalı. Renksiz. En ruhsuz olanı. Duygusuz. En anlayışsız olanı. En sıkıcı olanı.

Blind as a mole : Köstebek gibi kör. Yarasa gibi kör. Kör mü kör. Aşırı derecede görme sorunu olan.

Blunter : Azaltmak. Duygusuz. Açık sözlü. Köreltmek. Kör (bıçak). Patavatsız. Lafını esirgemeyen. Anlayışsız. Körletmek. Körleştirmek.

 

Blunts : Kısa dikiş iğnesi. Anlayışsız. Küt. Duygusuz. Köreltmek. Kör (bıçak vb). Körletmek. Azaltmak. Körleştirmek.

Dull : Körletmek. Tatsız. Soluk. Ruhsuz. Duygusuz. Ağır. Matlaştırmak. Körelmek. Sersemletmek.

Bacon rind : Beyin. Akıl. Domuz pastırması kabuğu. Gözleri görmeyen (doğu londra argosu).

Blind as a bat synonyms : have no edge, stone blind, blindest, duller, blind person, amaurotic.