Blocs türkçesi Blocs nedir

Blocs ingilizcede ne demek, Blocs nerede nasıl kullanılır?

Cylinder blocs : Motor gövdesi. Yuvguları içeren ve öbür öğelerin üzerine bağlandığı en büyük motor parçası.

Dollar bloc : Dolar bloku.

Eastern bloc : Doğu bloğu. Komünist ülkeler birliği. Eski sovyetler birliği ve onun uydu ülkeleri. Doğu bloku.

En bloc : Bütün olarak. Toptan. Bütünüyle.

Trade bloc : Ticaret sahası. Ticaret alanı. Bölge içi ticaretin yoğun olduğu, genellikle tek bir para biriminin yaygın olarak kullanıldığı, vergi, tarife ve ticaret anlaşmalarıyla oluşturulmuş geniş bir serbest ticaret bölgesi.

Bloc : Ülke grubu. Politikacı ya da ülke gurubu. Bir amaç için birleşmiş siyasal parti. Birlik. Politikacı grubu. Siyasal parti. Blok.

Block : Duvar. Kalıplamak. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Tıkamak. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Durdurmak. Kapamak. Önünü kesmek. Alıkoymak. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak.

 

Blocage : Abluka. Blokaj.

Un bloc : Bir blok. Bir parça. Bir birim olarak.

Block and tackle : Pano askılarını tutan halatları hareket ettiren makaraların iki yanındaki tahta ya da çelik destekler. Palanga. Makara takımı. Kaldırma indirme palangası. Palanga destekleri. Palanga takımı.

İngilizce Blocs Türkçe anlamı, Blocs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blocs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Obstruct : Engellemek. Engel teşkil etmek. Zorlaştırmak. Kapamak. Menetmeye çalışmak. Engel oluşturmak. Engel. Mani olmak. Engel olmak. Tıkamak.

Briquette : Tıkız. Briketlemek. Briket.

Chock : Tıka. Destek koymak. Takoz. Kızak. Takoz koymak. Takozla desteklemek. Domuzdamı. Kama. Kızağa çekmek.

Anvil : Örs. Örskemiği. Kulaktaki örs kemiği. Örs kemiği. Altlık.

Stop : Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Alıkoymak. Duraklamak. Bitmek. Kes. Devam etmemek. Kesilmek. Durdurma. Kapamak. Işık düzengeci.

Ingot : Tomruk. Kütük demir. Kütük. Külçe.

Jam : Sıkışıklık. Doğaçlama çalmak (caz). Reçel. Sıkıştırarak bir geçidi doldurmak. Durdurmak. Kenetlenmek. Tutukluk yapmak. Tıkmak. Tıkamak.

 

One piece work : Tek parçadan yapılmış olan obje.

Close up : Kapanmak. Bitirmek. Tıkamak. Kapamak (işyerini). Yakın görüş. Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Omuz çekimi. Şıkışmak. Birbirine yaklaşmak.

Block up : Kapamak. Karşılamak. Doldurarak kapamak (deliği veya boşluğu). Tıkamak.

Blocs synonyms : square block, inking pad, starting block, swage block, slab, blockade, occlude, impede, crosshead, wedge, briquet, pad, close off, domino, cube, nut, complex, obturate, block off, artefact, block of metal, close, metal bar, bloc, artifact, barricade, bar, cake, block, complexes, inkpad, nog, type.

Blocs zıt anlamlı kelimeler, Blocs kelime anlamı

Free : Bağımsız. Muaf. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Rahatlatmak. Serbest bırakmak. Erkin. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Bedava. Ücretsiz. Beleş.

Blocs antonyms : natural object.