Boğaz derdi nedir, Boğaz derdi ne demek

Boğaz derdi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de mecaz olarak kullanılır.

Boğaz derdi kısaca anlamı, tanımı:

Boğaz : İki kara arasındaki dar deniz. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

Boğa : Zodyak üzerinde Koç ile İkizler arasında yer alan takımyıldızın adı, Sevir. Damızlık erkek sığır.

Geçim : Anlaşma, uyum. Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet.

Uğraşma : Uğraşmak işi.

Yemek : Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Isırmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Birine alacağını vermemek, ödememek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Başkasının parasını harcamak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Kandırmak.

 

Pişirme : Pişirmek işi.

Hazırlama : Hazırlamak işi, anıklama.

Sıkıntı : Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Bulunmama durumu. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Sorun, mesele, sendrom, problem.

İçin : Uğruna, yoluna. Düşüncesince, kendince, göre. Neden ve sonuç belirten bir söz. Amacıyla, maksadıyla. Hakkında. Özgü, ayrılmış. -den dolayı, -den ötürü. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Süre belirten bir söz. Ant deyimleri yapan bir söz.