Boll türkçesi Boll nedir

  • Keten kozası.
  • Fronkül.
  • Tohum kabuğu.
  • Tohum zarfı.
  • Pamuk kozası.

Boll ile ilgili cümleler

English: Jale likes Bollywood movies.
Turkish: Jale, Bollywood filmlerini sever.

Boll ingilizcede ne demek, Boll nerede nasıl kullanılır?

Boll weevil : Pamuk kurdu.

Bollard : Baba. Kısa kalın direk. Trafik yöneltme külahı. Duba. Işıklı yol direği. İskele babası.

Bollards : İskele babası. Işıklı yol direği. Baba. Duba. Trafik yöneltme külahı. Kısa kalın direk.

Bolling : Keten kozası. Fronkül. Pamuk kozası. Tohum zarfı. Tohum kabuğu.

Bollingers body : Bollinger cisimciği. Kanatlı çiçeğinde hemen tüm dokuların hücrelerinde biçimlenebilen, çekirdek içi inklüzyon cisimciği, bollinger granülleri.

Bollingers granules : Bollinger granülleri. Bollinger cisimciği.

Bollixes : Altüst etmek. Berbat etmek. Bozmak. Eline yüzüne bulaştırmak. Yok etmek. Batırmak. İçine etmek.

Bollocks : Yumurtalıklar. Taşak. Berbat etmek. Taşaklar. Hayalar. Zırva. Saçma. İçine etmek. Perişan etmek. Bozmak.

Baillie bollerslev mikkelsen model : Bbm modeli. Baillie-bollerslev-mikkelsen modeli.

Bollix : Saçma. Saçmalık. Eline yüzüne bulaştırmak. Perişan etmek. İçine etmek. Batırmak. Bozmak. Berbat etmek. Yok etmek. Altüst etmek.

İngilizce Boll Türkçe anlamı, Boll eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Boll ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tunic : Tünik. Dansçıların giydikleri gömleğe verilen ad. Asker ceketi. Gömlek. Tabaka. Bir yapıyı saran kılıf. ergin tunikatların vücudunu çevreleyen, tunisin denilen ve selüloza benzeyen bir polisakarit kapsayan, bazen jelatinimsi bazen de katı, sert ve ağır olan kalın kılıf. Ceket. Zar. Polis ceketi. Gömlek (botanik terimi).

Episperm : Testa. İntegümentlerin gelişerek meydana getirdiği gömlek şeklinde embriyoyu koruyan sert tabaka. tohum gömleği.

Calix : Kaliks (çiçek). Havuzcuk. Kase biçiminde organ. Keis. Çanak biçiminde organ. Kadeh. Çanak. Zarf. Çiçek zarfı.

Furuncle : Kan çıbanı. Füronkül. Furunkul. İltihaplanmış yara. Frunkul. Frunkel. Furunkül. Çıban. Kızışma.

Seed coat : Bir tohumun kabuğu. Testa. İntegümentlerin gelişerek meydana getirdiği gömlek şeklinde embriyoyu koruyan sert tabaka. tohum gömleği. Bir tohumu kaplayan.

Capsule : Kısa. Kapsül. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çanak. Sıvıları buharlaştırmak için kullanılan, genellikle porselenden yapılmış kap. Bakterilerin en dışını örten şeker ve/veya şeker asidi polimerlerinden oluşan yapı. Kapak. Bir organı, hücreyi, bakteriyi ya da bir yapıyı çevreleyen kese şeklindeki bir kılıf. Özlü. Çanak (laboratuvar ).

Calyces : Havuzcuk. Keis. Böbreklerin çanak şeklindeki parçası (tıp veya medikal terimi). Çanak. Zarf. Bir tomurcuk üzerindeki yaprakların koruyucu dış katmanı (botanik terimi).

Tunics : Kılıf. Polis ceketi. Asker ceketi. Ceket. Gömlek. Tünik. Tunik. Gömlek (botanik terimi). Tabaka.

Boll synonyms : bolls, bolling, testa, furuncles, calices.

Boll ingilizce tanımı, definition of Boll

Boll kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To go to seed. A pericarp of a globular form. To form a boll or seed vessel. The pod or capsule of a plant, as of flax or cotton.