Bored türkçesi Bored nedir
Bored ile ilgili cümleler
English: Ali didn't look as bored as Mary.
Turkish: Ali Mary kadar sıkılmış görünmüyordu.
English: Ali got bored after fifteen minutes.
Turkish: Ali on beş dakika sonra sıkıldı.
English: Ali got bored after three minutes.
Turkish: Ali üç dakika sonra sıkıldı.
English: Ali gets bored quickly.
Turkish: Ali çabuk sıkılır.
English: Ali got bored quickly.
Turkish: Ali çabuk sıkıldı.
Bored ingilizcede ne demek, Bored nerede nasıl kullanılır?
Bored him : Onun canını sıktı. Onu sıktı. Onu bıktırdı.
Bored stiff : Çok sıkılmış. Çok sıkkın. Ölümüne sıkkın. Aşırı bıkkın.
Bored to death : Çok sıkılmış. Canı son derece sıkkın. Canı ölümüne sıkkın. Aşırı bıkkın. Ölümüne bıkkın.
Be bored stiff : Can sıkıntısından patlamak. Çok sıkılmak. Sıkıntıdan patlamak.
Was bored stiff : Yapacak hiçbir şeyi yoktu. Aşırı derecede sıkıldı. Çok sıkıldı. Çok sıkılmıştı. Canı sıkkındı.
Be consumed with boredom : Can sıkıntısından patlamak.
Getting bored : Canı sıkılma. Daralma.
I got bored : Sıkıldım.
Boredom : Afakan. Sıkıntı. Can sıkıntısı. Sıkılma. Bir soruşturu ya da görüşmenin dönümcül sınırı aşacak düzeyde uzaması durumunda beliren ve yanıtların özgünlüğünü yitirmesine yol açan bıkkınlık. Gına. Bun. İlinti. Usanç. Bıkkınlık.
Boredoms : Usanç. Sıkıntı. İlinti. Bıkkınlık. Gına. Bun. Afakan. Can sıkıntısı.
İngilizce Bored Türkçe anlamı, Bored eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bored ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Eyehole : Göz çukuru. Gözevi. Gözyuvası. Göz.
World weary : Hayatından bezmiş. Yaşamaktan bıkmış.
Cavum : Kavum. Boşluk, boş yer, kovuk, oyuk, çukur. Satır başı boşluğu. Boşluk oyuk.
Fed up : Melül. Yorgun. Usanmış.
Bore : Sıkıntı. Dert. Sıkıcı tip. Sonda. Usanç vermek. Kuyu. Sıkmak. Yüksek dalga. Oyu. Bela.
Overwhelmed : Ezmek. Kaplamak. Şaşkına dönmüş. Kahretmek. Gark olmak. İle dolup taşmış veya taşan. Boğmak. Mahçup etmek. Alt etmek.
Disconcerted : Karışık. Telaşlanmış. Rahatı bozulmuş. Telaşlı.
Den : Sığınak. Batakhane. Yatak. Çalışma odası. Zor durum. Çıkmaz. İn. Uğrak. Mağara.
Pierced : İşlemek. İçinden geçmek. Delip geçmek. Delmek. Nüfuz etmek. Deşik. Delik açmak.
Lackadaisical : Uyuşuk. İlgisiz. Cansız. Canından bezmiş gibi. Tembel.
Bored synonyms : cavities, sick of, disgusted, bores, gutted, baited, badgered, irked, fordo, fatigued, forspent, boring, uninterested, oppressed, sick, has a belly full, flustered, haggards, lowering, squeezed, troubled, slotted, cribrate, holey, haggard, clapped out, weighed down, eye, perforated, blowout, exasperated, sicker, bothered.
Bored zıt anlamlı kelimeler, Bored kelime anlamı
Interested : İlgili. Çıkar gözeten. Meraklı.
Rested : Dinlenmiş.

Bu kısımda Bored kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bored ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bored anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bored ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.