Getting bored türkçesi Getting bored nedir

Getting bored ile ilgili cümleler

English: Are you getting bored?
Turkish: Sıkılıyor musun?

English: I can watch TV all day without getting bored.
Turkish: Sıkılmadan bütün gün TV izleyebilirim.

English: I'm getting bored.
Turkish: Sıkılıyorum.

Getting bored ingilizcede ne demek, Getting bored nerede nasıl kullanılır?

Getting : Temin. Edinme.

Bored : Canı sıkılmış. Bıkkın. Delinmiş. Sıkkın. Sıkılmış. Bunalmış. Delik. Bezgin. (canı) sıkılmış.

Getting a license : İzin belgesi almak. Ruhsat almak.

Getting along : Geçim.

Getting angry : Sinirlenme.

Getting back : İntikam almak. Öç almak. Geri dönmek. Dönüş yapmak.

İngilizce Getting bored Türkçe anlamı, Getting bored eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting bored ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Narrowing : (piyasa vb) daralma.

Constriction : Boğaz. Sıkışıklık. Kısıtlama. Büzme. Tazyik. Büzülme. Konstriksiyon. Sıkma. Daraltma.

Contracting : Akteden. Akdeden. Sözleşme. Sözleşme imzalayan. Büzen. Anlaşma imzalama. Sözleşme yapan. Çekme. Yakalanmak (hastalığa, vs.).

Shrinkages : Çekme payı. Küçülme. Çekme. Çekme (kumaşta). Değeri düşme. Büzülme. Çekilme payı. Kıymetten düşme. Fire. Ençekme.

 

Shrinkage : Çekme (kumaşta). Değeri düşme. Kıymetten düşme. Büzülme. Çekilme payı. Fire. Çekme. Ençekme. Malların saklanması veya taşınması sırasında, kuruma, dökülme, bozulma gibi nedenlerle ortaya çıkan eksilme veya ağırlık kaybı. üretim sürecinde kullanılan hammaddelerin teknik özellikleri ve kullanış biçimlerine göre toz ve ufak parçalar biçiminde ya da buharlaşma yoluyla yok olması.

Shrinking : Büzülür. Rötre. İstemeden yapılan. Hava koşullarının elverişsizliğinden dolayı film tabanında ya da duyarkatta ortaya çıkan kırışma, kısalma. Büzücü. Çekme. Çekingen. Büzülme. Çeker.

Depressions : Buhran. Bunalımlar. Kasvet. Bunalım. Depresyon. Bastırma. Çöküntü. Çökme. Değerini düşürme.

Constrictions : Boğaz. Daraltma. Kesit daralması. Büzme. Sıkışıklık. Kısıtlama. Dar geçit. Sıkma. Büzülme.

Contraction : Kaynaşma. Bir kasın, telin vb.nin görev sırasında kısalması. kontraksiyon. (hastalık) kapma. Kasılma. hacimce küçülme veya büzüşme. kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması. Biyoloji, coğrafya, fizik, uzay, gramer, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Küçülme. Daratlma. Büzülme. Büzülüm. Kaynaşmış sözcük.

Restriction : Daraltma. Sınırlandırma. Bir deneylemede, denekleri deneyin gidişini etkileyebilecek davranışlardan alıkoyma ya da deneysel amaçlarla engelleyici koşullar oluşturma. Sınırlama. Şart. Kısıntı. Kayıt. Kısıtlanma. Tahdit. Yasak.

Getting bored synonyms : straitening, stenosis, depression, stricture.