Botts türkçesi Botts nedir

  • Fırın tıkacı.
  • Tıkaç.
  • Curuf deliği tıkacı.
  • Bir sineğin asalak larvası.

Botts ingilizcede ne demek, Botts nerede nasıl kullanılır?

Bott : Fırın tıkacı. Tıkaç. Bir sineğin asalak larvası. Curuf deliği tıkacı.

Botter : Bot kullanarak saldırıda bulunan kimse. Bot kullanarak endeksleme yapan kimse. Bot araması yapan kimse. Bot kullanan kimse.

Botticelli : Bir soyadı. Birth of venus (venüs'ün doğuşu) adlı eserin ressamı italyan rönesans sanatçısı. Sandro botticelli (1444-1510).

Bottle : Şişeye koymak. Şişelemek. Tüp. Susturmak. Kavanozlayıp saklamak. Biberon. Şişe. İçki. Şişeye doldurmak. Emzik.

Bottle blonde : Aslında koyu renk saçı olup boya ile açmış kadın. Saçının rengi beyaza yakın bir sarı olan kimse. Boyama sarışın. Sahte sarışın.

Bottle glass : Şişe yapımında kullanılan koyu yeşil cam. Şişe camı.

Bottle feed : Mamayla beslemek. Biberonla beslemek.

Bottle cap : Şişe kapağı.

Bottle bobbin : Roket bobin.

Bottle green : Cam yeşili. Koyu yeşil. Şişe camı yeşili.

İngilizce Botts Türkçe anlamı, Botts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Botts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emboli : Embolus. Damar tıkantısı. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi). Embolusun çoğulu, çok sayıda embolus. Kan pıhtısı. Emboli.

 

Bung : Atmak. Fıçı tapası. [#tıpa Tıpalamak]. Tapalamak. Tıpa. Tıkamak. Savurmak. Tapa. Hırpalamak.

Bot : İnternet ortamında bir mud oyununda veya sohbet grubunda bir kullanıcıyı temsil eden program (bilgisayar). Robot. Atsineğinin sürfesi. Stroma.

Corks : Mantarla tıkamak. Mantar tıpa. Ağzını kapatmak. Mantar. Tıpa. Kara mantarla siyahlaştırmak. Mantar (mantarmeşesinin kabuğu olan). Mantarla kapamak. Tapa.

Embolus : Damar içinde yüzen ve damar lumenlerinin mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan doku parçası, bakteri kümesi ve yağ damlacığı gibi katı veya hava kabarciğı gibi maddeler. Emboli. Embolüs. Damar tıkantısı. Embolus. Kan veya lenf damarı içerisinde yüzen ve damar iç boşluklarının mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan katı, sıvı veya gaz halindeki yabancı cisim. embolusların büyük çoğunluğu kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüslerden oluşur. tıkaç. Kan pıhtısı. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi).

Cork : Mantarla tıkamak. Mantar tıpa. Mantar (mantarmeşesinin kabuğu olan). Tıpalamak. Olta mantarı. Kara mantarla siyahlaştırmak. Mantar meşesinin kabuğundan sağlanan, şişe tapası ve yalıtkan olarak kullanılan , az gözenekli açık kahverenkli özdek. Mantar. Ağzını kapatmak.

Bungs : Tapa. Hırpalamak. Savurmak. Dövmek. Tıpalamak. Ağzını tıpa ile kapamak. Tıpa. Tapalamak. Fırlatmak.

Packings : Sandıklama. Tampon. Ambalajlama. Sarma. Ambalaj. Taş kama. Paketleme. Sızdırmazlar. Salmastra.

 

Neck : Dikey biçimli yanardağ baca dolgusu. Büyük baş hayvanlarda boyun altındaki sarkık deri. bos indicus ırkı sığırlarda deri sarkıklığıyla belirgin ön bacaklar arasındaki alan. boyun eti. Koklaşmak. Dil. Gitar, jimnastik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kıstak. Çalgının sap kısmı. Sarmaş dolaş olmak (amerikan ingilizcesi). Boyun (şişede). Giysi boynu.

Filler : Katkı maddesi. Boya, plastik, kauçuk vb. ürünlerin özelliklerini geliştirip mal oluşlarını düşürmek için içlerine katılan özdek. Dolgu macunu. Boş zaman dolduracak program. Doldurucu. Geçici önlem. Astar boya. Dolgu. Dolgu maddesi.

Botts synonyms : packing, plug, obturator, fillers, bott.

Botts ingilizce tanımı, definition of Botts

Botts kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Bots].