Bower türkçesi Bower nedir

Bower ingilizcede ne demek, Bower nerede nasıl kullanılır?

Bower anchor : Göz demiri.

Virgins bower : Çiçekli sarmaşık.

Bowerbird : Çardak benzeri özenli yapılar kuran ve anavatanı yeni gine ve avustralya olan bir kuş. Çardak kuşu.

Bowered : Özel oda kadın. Özel oda (kadınlar için). Kuşatmak. Demiri. Kulübe. Kameriye. Göz demiri. Bahçe kulübesi. Gölgelik. Çardak.

Boweries : Çiftlik.

Bowerlike : Gölgeli. Çardak benzeri.

Bowery : Çiftlik.

Embowered : Gölgelemek. Korumak. Gizlenmiş. Ağaçlık veya kameriye gibi gölgeli bir yere konulmuş. Muhafaza edilmiş. Gölgelenmiş.

Embower : Gölgelemek (ağaçlar). Gizlemek. Muhafaza etmek. Korumak. Gölgelemek. Gölgelemek (ağaçlar veya ağaç dalları).

Bowers : Demiri. Gölgelik. Göz demiri. Kameriye. Özel oda (kadınlar için). Kuşatmak. Çardak. Bahçe kulübesi. Kulübe. Göz demiri (gemi).

İngilizce Bower Türkçe anlamı, Bower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Summerhouses : Bahçe pavyonu. Yazlık ev. Yazlık. Kamerye. Köşk.

Dossal : Bir kilise mihrabının arka ve üst kısmına asılan süsleme. Kanopi.

 

Close in : Karanlık basmak. Kısalmak (günler). Ortalık kararmak. Sarmak.

Cabining : Kabin. Kamara. Kümültü. Tahdit etmek. Kabin veya kamarada yaşamak. Tahta kulübe. Küçük bir yere kapamak. Baraka. Hücre.

Arbours : Ormanda gölgelik yer. Mil. Küçük bahçe köşkü. Pergole. Ağaç dikme. Dingil. Ağaçlandırma.

Bound : Sınırlamak. Bağlı. Kalgımak. Zıplamak. Sekip geri gelmek. Sıçramak. Sektirmek. Zıplaya zıplaya gitmek. Sınırlarını çizmek.

Beset : Sıkıntı vermek. Sarmak. Rahat vermemek. Rahat bırakmamak. Dört bir yandan saldırmak. Etrafını sarmak. Sıkıştırmak. Etrafını çevirmek.

Blockading : Ablukaya almak. Abluka. Abluka altında tutmak. Abluka etmek. Blokaj. Kuşatma altına almak. Kuşatma. Abluka altına almak.

Gazebos : Bahçe köşkçüğü. Manzaralı balkon. Kule. Güzel manzaralı kameriye. Taraça. Bir yapının üzerindeki teras. Teras. Delikanlı. Balkon.

Bower synonyms : grape arbor, grape arbour, bowers, canopy, canopying, blockaded, chanties, canopies, cabins, arbour, daises, baldachins, blockade, arbors, booth, begird, beleaguer, embower, pergolas, besiege, dais, bower anchor, besieges, pergola, shut in, bottle up, inclose, baldachin, blockades, cabin, barrack, beleaguers, barracked.

Bower ingilizce tanımı, definition of Bower

Bower kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lodge. To embower. Esp., a lady`s private apartment. One who bows or bends. Anciently, a chamber. A young hawk, when it begins to leave the nest. A lodging room. To inclose. One of the two highest cards in the pack commonly used in the game of euchre.