Br türkçesi Br nedir

  • British rail (ingiliz demiryolları).
  • Britanya'nın demiryolları kurumu.
  • Bromun simgesi.

Br ile ilgili cümleler

English: "Here's your dinner." "Dinner for breakfast? Oh boy, this is delicious!"
Turkish: "İşte akşam yemeğiniz." "Kahvaltı için akşam yemeği mi? Ah oğlan, bu lezzetli!"

English: "Are you still dating Tom?" "No, we broke up at the beginning of last month."
Turkish: "Tom'la hala çıkıyor musunuz?" "Hayır, geçen ayın başında ayrıldık."

English: "How did you fit a briefcase into your pocket?!" the woman asked, stunned.
Turkish: Şaşırmış bir şekilde "Nasıl olur da cebinin içine çantayı sığdırdın?!" diye sordu kadın.

English: "I am a broccoli and I look like a tree!" "I am a walnut and I look like a brain!" "I am mushroom and I hate this game!"
Turkish: "Ben bir brokoliyim ve bir ağaç gibi görünüyorum!" "Ben bir cevizim ve bir beyin gibi görünüyorum!" "Ben mantarım ve ben bu oyundan nefret ediyorum!"

English: "Did you bring the book?" "Oops! I forgot!"
Turkish: "Kitabı getirdin mi?" "Tüh! Unuttum!"

Br ingilizcede ne demek, Br nerede nasıl kullanılır?

Bra : Sayıl çarpımın solunda görülen soyut yöney: < b l; öneyin ekleniği: ı b >+ = < b ı. Arday. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sutyen. Sütyen.

Bra ket : Ayraç sol. Ayraç. Köşeli ayraç. Köşeli ayraç sol. Ayraç sağ.

Brabble : Ağız dalaşına girmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Ağız kavgası yapmak. Atışmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak.

 

Brabbled : Ağız kavgası yapmak. Ağız dalaşına girmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Atışmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

Brabbles : Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Atışmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Ağız kavgası yapmak. Ağız dalaşına girmek.

Brace drill : Matkap kolu.

Brace weight : Destek ağırlığı. Pano arkadaki desteğini sağlamlaştırmaya yarayan demir ağırlık.

Brace jack : Panoları tutturmak için çerçeve köşelerine konulan destek. Köşe desteği.

Brace bit : Delgi. Matkap.

Brace oneself : Kendini hazırlamak.

İngilizce Br Türkçe anlamı, Br eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Br ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seawater : Tuzlu su. Deniz suyu. Denizden gelen tuzlu su ile alakalı.

Red brigades : İtalya'da 1960'ların sonlarına doğru ortaya çıkan aşırı solcu terörist militan organizasyon (1978'de italya başbakanı aldo moro'nun kaçırılarak öldürülmesinden sorumlu olan grup). Kızıl tugaylar.

Saltwater : Tuzlu su (ile ilgili). Tuzlu suya özgü. Tuzlu su. Deniz suyuna ait. Deniz. Tuzlu suda yaşayan. Tuzlu suya ait.

Bromine : Bromin. Bromür. Brom (simgesi br). Brom.

Element : Doğa şartları. Küçük bir miktar. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine yerilen genel ad. Kimyasal yollarla daha yalın özdeklere bozunamayan özdek. bir kümeyi oluşturan nesnelerin her biri. Eleman. Faktör. Rükün. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Esas.

 

Chemical element : Kimyasal öge. Bütün özdeciklerin, kimyasal bileşiklerin yapıtaşı olan değişik öğecik türlerinden biri; tek bir öğecik türünden oluşan özdek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal bileşiklerin esas yapı taşları. Kimyasal element. Kimyasal öğe.

Brine : Tuzlu su. Okyanus. Turşu suyu. Deniz. Salamura. Balık, et, peynir, sebze, asma yaprağı gibi çeşitli yiyeceklerin bozulmaması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için tuzlu suda tutulması işlemi. Salamura suyu. Deniz suyu. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. tuzlu su içinde tutulmuş yiyecek.

Halogen : Madenlerle birleşince tuz verebilen element. Tuzveren. Tuzüreten. Halojen.

Br synonyms : brigate rosse, atomic number 35.

Br zıt anlamlı kelimeler, Br kelime anlamı

Fresh water : Kaynak suyu. Tatlı su. Temiz su. Yumuşak su. Tatlısu. Taze su.