Branchial cyst türkçesi Branchial cyst nedir

  • Genellikle ikinci ve üçüncü yutak solungaç kavisindeki yarıkların tam olarak kapanmamasıyla oluşan ve buradaki epitel artıklarıyla çevrilen, kulak kaidesinin yanında ve boyun yapılarına sıkıca yapışmış olarak bulunan, köpeklerde seyrek olarak görülen, içi tükürük sıvısıyla dolu kese veya şişlik, branşiyal kist, bronkiojenik kist, brankiojenöz kist.
  • Branşiyal kist.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Solungaç kisti.

Branchial cyst ingilizcede ne demek, Branchial cyst nerede nasıl kullanılır?

Branchial : Solungaçlı. Solungaca özgü. Solungaçla ilgili.

Cyst : Kist. Kese. Kapsül. Torba. Kese. içinde sıvı veya yarı katı materyal bulunduran kese biçiminde oluşum. kimi parazitlerin yaşam döngüleri içerisinde, koruyucu bir duvarla sarılı olarak kaldıkları bir evre. Yağ cebi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Safrakesesi. Bir hücrelilerin ya da çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlar altında ya da çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları ve kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül.

Branchial arch : Balıklarda yutağın yanlarında bulunan ve solungaç ipliklerini kapsayan yay biçimindeki yapılar. Solungaçları destekleyen iskelet yapı, branşiyal kemer. Solungaç kemeri. Solungaç yayı.

 

Branchial basket : Solungaç sepeti. Yuvarlak ağızlılarda, solungaçları destekleyen sepet biçimindeki kıkırdak yapı.

Branchial fistula : Solungaç fistülü. Embriyonel gelişim sırasında yutak yarıklarının, tek veya iki taraflı olarak kapanmaması ve boyun bölgesinden dışarıya açılmasıyla belirgin, taylarda görülen bir yapılış bozukluğu, boyun fistülü, branşiyal fistül. Branşiyal fistül.

Branchial pore : Atriyopor. Amfïyoksüslerde (cephalochordata) solungaç çevresi boşluğunun arka bölgeden dışarı açıldığı delik; diğer hayvanlarda buna benzer açıklık. branşiyal delik.

İngilizce Branchial cyst Türkçe anlamı, Branchial cyst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Branchial cyst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Salhane. Kesimevi.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdomen : Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karın (böcek gövdesinde).

Branchial cyst synonyms : a dna, a crochordon, abdominal pain, abdominal ovariectomy, a band, a c syndrom.