Break free türkçesi Break free nedir

  • Kaçmak.
  • Engelleri kaldırmak.
  • Serbest kalmak.

Break free ile ilgili cümleler

English: She was able to break free.
Turkish: O kurtulabildi.

English: I can't break free.
Turkish: Kaçamıyorum.

Break free ingilizcede ne demek, Break free nerede nasıl kullanılır?

Break : (ses) gitmek veya kısılmak. Teneffüs. Bitmek. Patlamak. Kırılma. Dalmak. Fırlamak. Kesmek. Dizginlemek. Paydos.

Free : Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbest. Erkin. Özgür. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Rahatlatmak. Serbest bırakmak. Muaf. Bağımsız.

Break a code : Şifreyi çözmek. Şifre kırmak. Şifreyi bulmak. Kod kırmak.

Break a contract : Yasal bir anlaşmayı ihlal etmek. Sözleşmeye uymamak. Kontrat ihlal etmek. Sözleşmeyi bozmak. Anlaşmayı ihlal etmek.

Break a habit : Bir alışkanlıktan vazgeçmek. Alışkanlığı bırakmak. Alışkanlıktan kurtulmak. Bir alışkanlığı bırakmak. Bir bağımlılıktan kurtulmak. Alışkanlığı kesmek. Kötü alışkanlıktan kurtulmak.

Break a lance with : Boy ölçüşmek.

İngilizce Break free Türkçe anlamı, Break free eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break free ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Disentangles : Çözmek. Serbest bırakmak. Açmak. Düğüm çözmek. Salıvermek. Açılmak. Düğümü çözmek. Kurtulmak. Dolaşıklığını gidermek. Ayırt etmek.

Blow : Atmak (sigorta). Sigorta atmak (elektrik). Körüklemek. Kahretmek. Esmek. Yanmak. Solumak. Patlamak. Soluk soluğa kalmak.

Unlatches : Mandalını açmak. Açmak. Açılmak. Sertbest kalmak.

Unlatching : Sertbest kalmak. Açmak. Mandalını açmak. Açılmak.

Disentangle : Düğüm çözmek. Çözülmek. Salıvermek. Kurtulmak. Dolaşıklığını gidermek. Ayırt etmek. Serbest bırakmak. Çözmek. Açmak.

Decompresses : Basıncı azaltmak. Sıkıştırmayı çözme. Basınçtan kurtulmak. Sıkıştırılmışı açmak. Basıncı kaldırmak. Tazyiki boşaltmak. Sıkışmışı açma. Basınçlı yerden basınç hücresi ile kurtarmak. Basıncı azaltma.

Get loose : Kaçıp gitmek. Gevşemek. Yerinden oynamak. Sallanmak. Kaçıp kaybolmak. Açılmak. Çözülmek.

Abscond from : Sessizce sıvışmak. Ayrılmak.

Border on : Ramak kalmak. Eğiliminde olmak. Sınır komşusu olmak. Bitişik olmak. Çalmak.

Abscond : Gizlenmek. Alacaklıdan kaçmak. Kanundan kaçmak. Kaçıp gizlenmek. Gizlice kaçıp gitmek. Saklanmak. Sıvışmak. Gizlice kaçmak. Gizlice gitmek.

Break free synonyms : bolt, decompressed, unlatch, absquatulate, beat a retreat, blow through, bolted, absconding, clear the way, avoid, absconds, smooth the way, bolts, blew, disentangling, come loose, absquatulation, let down the bars, disentangled, decompress, bleed off.