Break the peace türkçesi Break the peace nedir

  • Huzur bozmak.
  • Asayişi bozmak.
  • Barışı bozmak.
  • Huzuru bozmak.
  • Asayişi ihlal etmek.

Break the peace ingilizcede ne demek, Break the peace nerede nasıl kullanılır?

Break : Mola. Ani değişim. Ağarmak. Bozulmak. Patlamak. Ara. Uymamak. Fırlamak. Söylemek. Koparmak.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Peace : Ağız tadı. Sükunet. Sulh. Asayiş. Huzur. Sessizlik. Barış. Savaş içinde olmayan bir ülkenin durumu. savaştan sonra dev letler arasındaki ilişkilerin yeniden kurulması. Barışma.

Break the back of : En zor engeli aşmak. En güç bölümünü tamamlamak. Üstesinden gelmek. Alt etmek. En zor kısmını başarmak.

Break the bad news : Kötü haberi alıştıra alıştıra vermek.

Break the law : Kanun çiğnemek. Yasayı çiğnemek. Yasal bir kurala riayet etmeme. Yasaları çiğnemek. Yasayı çiğneme. Yasa çiğnemek. Suç işlemek. Yasaya karşı gelmek. Kanuna karşı gelmek. Kanunu çiğnemek.

Break the heart : Birini hayal kırıklığına uğratmak. Birinin kalbini kırmak. Kalp kırmak. Bir kimsenin üzülmesine neden olmak.

Break the link : Bağlantıyı kes.

 

Break the ice : Gerginliği azaltmak. Buzu kırmak. Buzları çözmek. Buzları eritmek. Resmiyeti gidermek. Birbirini tanımayan kimseler arasındaki rahatsız hissetme durumunu ortadan kaldırmak. İlk defa bir işe girişmek. Soğukluğu kırmak. Buzları kırmak. Havayı yumuşatmak.

Break the neck : Boynunu kırmak. Katletmek. Öldürmek.

İngilizce Break the peace Türkçe anlamı, Break the peace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break the peace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subverting : Düzeni bozmak. Yıkmak. Altüst etmek. Çökertmek (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Yıkmak (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Devirmek. Bozmak. Devirmeye çalışmak.

Subverted : Yıkmak (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Çökertmek (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Bozmak. Yıkmak. Devirmeye çalışmak. Altüst etmek. Devirmek. Düzeni bozmak.

Disturb the peace : Başkasının hakkına tecavüz etmek. Kamu düzenini bozmak.

Subvert : Düzeni bozmak. Çökertmek (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Devirmek. Yıkmak. Bozmak. Altüst etmek. Yıkmak (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Devirmeye çalışmak.

Subverts : Yıkmak (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Çökertmek (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). Devirmeye çalışmak. Düzeni bozmak. Bozmak. Yıkmak. Altüst etmek. Devirmek.