Bring over türkçesi Bring over nedir

  • İkna etmek.
  • Razı etmek.
  • Karşıya geçirmek.

Bring over ingilizcede ne demek, Bring over nerede nasıl kullanılır?

Bring : Doğurmak. Vermek (ceza). Sebebiyet vermek. Kazandırmak. İkna etmek. Ayıltmak. Belirtmek. Kandırmak. Razı etmek. Neden olmak.

Over : Yukarıda. Üzerinden. Üstüne. Üzerine. Aşkın. Sona ermiş. Yukarıya. Fazla. Devirmek. Fazladan.

Bring into the world : Doğurmak. Yaratmak. Üretmek. Dünyaya getirmek. Babası olmak.

Bring a lawsuit : Dava açmak. Mahkeme açmak.

Bring a unit up to strength : Bir grubun mevcudunu tamamlamak.

Bring about : Ortaya çıkarmak. Sebep olmak. Husule getirmek. Yol açmak. Doğurmak. Orsa alabanda etmek (gemi). Gerçekleştirmek. Neden olmak. Meydana getirmek. İleri sürmek.

İngilizce Bring over Türkçe anlamı, Bring over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brought : Neden olmak. Getirtilen. Getirmek. Vermek (ceza). Kazandırmak. Getirilmiş. Verilen. Celp olunan.

Cajoled : Tatlı sözle kandırmak. Aldatmak. Güzel sözle aldatmak. Yatıştırmak. Tavlamak. Kandırmak. Tatlı sözlerle kandırmak.

Assure : Garanti etmek. Sağlamak. Güvence altına almak. Güvenceye almak. Temin etmek. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). Sigortalamak. Güven vermek. Sağlama bağlamak. Söz vermek.

 

Cheated : Dolandırmak. Hileyle elinden almak. İhanet etmek. Keklemek. Aldatılmış. Kazıklanmış. Kandırılmış. Aldatmak. Aldatılan. Kazık atmak.

Bring home to : Kendine getirmek. Uyandırmak. Gerçekleri görmesini sağlamak.

Cheats : Dolandırmak. İhanet etmek. Kandırmak. Kazıklamak. Kazık atmak. Aldatmak. Keklemek. Hileyle elinden almak. Hile yapmak.

Convince : İnandırmak. Kafalamak. Kandırmak.

Bring home : Aklını başına getirmek. Görmesini sağlamak. Anlamasını sağlamak.

Argue : -e alamet olmak. Tartışmak. Becelleşmek. Karşı gelmek. İleri sürmek. Belli etmek. Kandırmak. Kanıtlamaya çalışmak. -e belirti olmak. Görüşmek.

Bring over synonyms : argue somebody into something, brings, cajoling, convinces, bring, cheat, bring around, arguing, bring oneself to, assuring, cajole, brought over, assures, bring round, argues, cajoles, argued.