Brittles türkçesi Brittles nedir

Brittles ingilizcede ne demek, Brittles nerede nasıl kullanılır?

Brittle behaviour : Gevrek davranım. Gevrek davranış.

Brittle fracture : Gevreklik kırılması. Gevrek kırılım. Kılcal çatlaklar. Gevrek kırılma.

Brittle material : Kırılgan malzeme. Kırılgan gereç. Gevrek gereç. Gevrek malzeme.

Brittle rupture : Gevreklik kırılması.

Brittle silver ore : Gevrek gümüş cevheri.

Pickle brittleness : Dekapaj gevrekliği. Paklama gevrekliği.

Brittlely : Kırılgan bir şekilde.

Peanut brittle : Yerfıstığıyla yapılan bir şekerleme.

Temper brittleness : Meneviş gevrekliği.

Brittler : İowa eyaletinde şehir.

İngilizce Brittles Türkçe anlamı, Brittles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brittles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Friable : Ufalanmaya yatkın. Kolay dağılır. Kolayca ufalanabilen. Ufalanabilir. Ufalanır. Kırılabilir. Kolay ufalanabilir.

Fey : Gaipten haber veren. Kafası karışık. Sevimli. Kaçık. Çatlak. Ölümün eşiğinde olan. Üşütük. Kaprisli.

Emotional : Duygusal. İçli. Dokunaklı. Heyecanlı. Coşkusal. Coşkun. Müteessir edici. Coşkulara ilişkin olan ya da bireyde coşku uyandırma niteliği taşıyan (şey). olağandan daha çok coşkulanan ya da coşkuların etkisi altında davranan(kişi). Duygulu.

 

Bland : Şahsiyetsiz. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). Yumuşak. Yavan. Yumuşakbaşlı. Tatsız. Sıkıcı. Fazla tatlı olmayan. Uysal.

Taffies : Kaynamış şekerle tereyağından yapılan şekerleme. Şeker. Yağcılık. Karamela. Galli. Dalkavukluk. İltifat.

Crunchiest : Çıtırdak. Kütür kütür (meyve). Kütür kütür. Çıtır çıtır.

Climacteric : Menapoz. Kritik. Menopozla ilgili. Menapozla ilgili. Yaş dönümü. Dönüm noktası. Bunalımlı. Menopoz. Kritik dönem.

Eggshell : Yumurta kabuğu. Yumurta kabuksu. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı.

Tetchiest : Çabuk öfkelenen. Fevri. Asabi. Hırçın. Huysuz. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Alıngan. Çabuk sinirlenen.

Attentive : Kibar. Özenli. Dikkatli. Dikkat eden. Dikkatle izleyen. Nezaket. Yardımcı.

Brittles synonyms : frail, frails, frailer, catnaps, comfit, with a crackling sound, crispier, fairest, fiber, attackable, attics, biscuit, brittle, flappable, civilest, crustily, confection, crusty, feeling heart, fibre, delicate, daintier, crispiest, crunchier, confectioneries, confections, feature, crisped, civiler, blander, fairylike, confetto, crustiest.

Brittles zıt anlamlı kelimeler, Brittles kelime anlamı

Lack : -e sahip olmamak. Yoksun olmak. -sizlik çekmek. Olmayış. Yoksun kalmak. Eksiklik. Eksik olmak. -sizlik. Olmamak. Yokluk.

Unbreakable : Kırılmaz. İşlenemez (toprak). Bozulamaz. Ehlileşmez.