Emotional türkçesi Emotional nedir
- Coşkun.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Heyecanlı.
- İçli.
- Coşkusal.
- Hassas.
- Hissi.
- Duygulu.
- Duysal.
- Duygusal.
- Müteessir edici.
- Dokunaklı.
- Coşkulara ilişkin olan ya da bireyde coşku uyandırma niteliği taşıyan (şey). olağandan daha çok coşkulanan ya da coşkuların etkisi altında davranan(kişi).
- Duyarlı.
Emotional ile ilgili cümleler
English: Don't get emotional about it.
Turkish: Onun hakkında duygusallaşma.
English: I agree on an emotional level, but on the pragmatic level I disagree.
Turkish: Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.
English: Ali was subject to physical and emotional abuse.
Turkish: Ali fiziksel ve duygusal istismara maruz kalmıştı.
English: Cats show emotional habits parallel to those of their owners.
Turkish: Kediler sahiplerininkine paralel duygusal alışkanlıklar gösterir.
English: Ali lacks emotional intelligence.
Turkish: Ali duygusal zekadan yoksun.
Emotional ingilizcede ne demek, Emotional nerede nasıl kullanılır?
Emotional amenorrhea : Hislere bağlı olarak gelişen. Emosyonel amenore.
Emotional blocking : Duygusal tıkanma.
Emotional burden : Duygusal yük. Bir soru çizinliğinin kimi yanıtlayıcılara yüklediği ve onları sorulara yanıt vermekten alıkoyabilecek olumsuz duygu.
Emotional development : Duygusal gelişim. Hissi tekamül.
Emotional differentiation of products : Gerçekte birbirinin tıpatıp benzeri olan malları reklam gibi satış artırıcı etkinliklerle tüketicinin farklıymış gibi algılamasını sağlayacak biçimde malların farklılaştırılması. krş. biçimsel mal farklılaştırması, özsel mal farklılaştırması. Sanal mal farklılaştırması.
Emotional outburst : Duygu patlaması. Duygusal kriz. Duygusal fışkırma. Duygusal patlama. Sinir krizi.
Emotional reaction : Duygusal tepki. Duygusal reaksiyon. Duygular (sinir histeri vs) tarafından etkilenen reaksiyon.
Emotional satisfaction : Bir görüşmenin görüşülen kişi üzerinde olumlu izlenim bırakacak biçimde bitirilmesi durumunda beliren ve gerek ek açıklamalar, gerekse daha sonraki gözlemler için yatkınlık kazandıran doyum. Duygusal doyum.
Emotional disorder : Duygusal hastalık. Anormal duygusal davranış. Duygusal bozukluk.
Emotional first aid : Duygusal ilkyardım. Acil psikolojik tedavi ya da destek.
İngilizce Emotional Türkçe anlamı, Emotional eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Emotional ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü.
Abandoned : Hayasız. Yarıda kesilmiş. Bırakılmış. Sahipsiz. Haylaz. Kullanılmayan. Arsız. Terk edilmiş. Metruk. Çapkın.
Abilities : Yeterlik. Yetenek. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. İktidar. Kabiliyet. Güç. Yetenekler.
Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.
Sensory : Algısal. Duyumsal. Duyusal. Duyulara ait. Duyulara ilişkin. Göz, kulak, burun ya da dille alınan duyumla ilgili.
Adaptive behavior : Uyumcu davranış. Adaptif davranış. Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.
Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.
Crazed : Çılgın. Deliye dönmüş. Gözü dönmüş. Çıldırmış.
Touching : Acıklı. Tekniklerin deneyimle doğru ve kulağa hoş gelir biçimde icra edilmesi. Hazin. Dokunuş. Dokunma. Değinme. Tuşe. Yanık.
Emotional synonyms : warm toned, passibile, warm, exorable, mawkish, moved, hot blooded, releasing, exquisite, emotive, age distribution, expansive, sentients, appealing, effervescent, low down, kitschy, aesthetical ideal, acculturation, reactive, bananas, overemotional, acidulous, biting, brittle, declamatory, weepier, all round development of individual, moving, impressible, stirred, exalted, liable.
Emotional zıt anlamlı kelimeler, Emotional kelime anlamı
Cerebral : Beyinle ilgili. Beyin. Serebral. Beyne ait. Ussal. Beyin ile ilgili. Üstdamaksıl. Beyinle ilgili, beyne ait. Beyinsel.
Unmoving : Hareket etmeyen. Heyecansız. Devinmeyen. Kımıldamayan. Sakin. Hareketsiz.
Passionless : Soğukkanlı. Ruhsuz. Tutkusuz. Heyecansız. İhtirassız. Kendine hakim.
Emotional antonyms : unemotionality, unmoved, unemotional, cool.
Emotional ingilizce tanımı, definition of Emotional
Emotional kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pertaining to, or characterized by, emotion. Sensational. Excitable. As, an emotional nature. Easily moved.

Bu kısımda Emotional kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Emotional ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Emotional anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Emotional ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.