Buckram türkçesi Buckram nedir
- Yapmacıklı resmi tavır.
- Tela.
- Buhara.
- Çirişli keten bezi.
- Yapmacık resmi tavır.
- Keten bezi.
- Çirişli pamuklu bez.
Buckram ingilizcede ne demek, Buckram nerede nasıl kullanılır?
Buckrams : Buhara. Tela. Çirişli keten bezi. Keten bezi. Yapmacıklı resmi tavır. Çirişli pamuklu bez. Yapmacık resmi tavır.
Buckra : İyi. Güçlü. Beyaz adamın. Beyaz.
Buckras : Beyaz erkek (amerika'nın güneyi'nde kullanılan terim).
Buck at : Sıçramak.
Buck bean : Su yoncası. Suyoncası.
Buck up : Geliştirmeye çalışmak. Neşelenmek. Keyiflenmek. Çabuk olmak. Neşelendirmek. Canlanmak. Acele etmek.
Buck board : İki kişilik esnek ve uzun araba.
Buck fever : Heyecan. Tecrübesiz avcının heyecanı.
Buck naked : Çırılçıplak. Cıscıbıl. Tamamen çıplak. Anadan doğma. Anadan üryan.
Buck transformer : Düzenleyici transformatör.
İngilizce Buckram Türkçe anlamı, Buckram eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Buckram ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Canvas : Bezemlerin yapılmasında kullanılan kalın, sağlam bez. Kanaviçe. Branda. Çadır bezi. Tuvale yapılmış tablo. Çadır. Brandayla örtmek. Dekor panolara ve arka perdeleri için kullanılan kalın bez. Tente. Kaputbezi.
Stiff : Zor. Pekişmiş. Katı. Sahte banknot. Kazık atmak. Kasılmış. Çetin. Kurban. Pek. Baş belası.
Canvased : Kaputbezi. Yelken bezi. Branda bezi. Tuval. Tente. Branda. Kanava. Brandayla örtmek. Tuvale yapılmış tablo.
Cloth : Rahiplik. Dokuma. Sofra örtüsü. Kumaş. Yelken. Din adamlığı. Çaput. Örtü. Cilt bezi. Bez.
Fabric : Doku. İskele. Bez. Dokuma. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Bünye. İnşa. Yapı. Kumaş.
Tela : Zar. Ağsı zar. Tırnakta corium coronarium'un altında bulunan deri altı dokusu. Tela subkutenea korona. Ağ gözelemede, gözeyi oluşturan dört düğümden karşılıklı gelenlerin, ağ gözü gerildiğinde yatay doğrultuda olanlarının daha az kapanma durumu.
Material : Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Maddeci. Bedensel. Gereç. Zaruri. Özdeksel. Kumaş. Maddesel. Özdek. Materyal.
Wadding : Tampon. Tıkaç. Yastık içi. Dolgu. Yastık yaparak. Yastık yapma. Vatka. Kıtık.
Formal : Formel. Geleneklere göre. Kanuna göre. Biçimsel. Şekli. Usule uygun. Samimiyetsiz. Şekle ait. Resmi. Düzgün.
Buckram synonyms : interfacing, fusing, starchy, linen, canvasses, canvases, interlining, waddings, bokhara, fuzing, buckrams, textile.
Buckram zıt anlamlı kelimeler, Buckram kelime anlamı
Informal : Laubali. Konuşma diline özgü. Resmi olmayan. Kanunen geçersiz. Gündelik. Enformel. Gayri resmi. Gayriresmi. Teklifsiz. Merasimsiz.
Loosen : Açmak. Çözmek. Açılmak. (toprağı) kabartmak. Salıvermek. Gevşemek. Çözülmek. Gevşetmek. Yumuşatmak. Söktürmek.
Buckram ingilizce tanımı, definition of Buckram
Buckram kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To strengthen with buckram. As, a buckram suit. To make stiff. Made of buckram. A coarse cloth of linen or hemp, stiffened with size or glue, used in garments to keep them in the form intended, and for wrappers to cover merchandise.

Bu kısımda Buckram kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Buckram ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Buckram anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Buckram ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.