Buluşmak nedir, Buluşmak ne demek

  • Bir araya gelmek
  • Kavuşmak.
  • Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek.
  • Karşılaşmak.

"Buluşmak" ile ilgili cümleler

  • "Ertesi gün yine pastacıda buluştular." - P. Safa
  • "Arada sırada da olsa böyle buluşup konuşmak çok güzel oluyor, insanın çevreni genişliyor." - T. Yücel
  • "Yâr ile buluşsak bir tenha yerde / Duyarlar rakipler söz olur gider" - Âşık Veysel

Buluşmak anlamı, kısaca tanımı:

Buluşma : Buluşmak işi.

Buluş : Bulma işi. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat.

Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi. Gelmiş olan. Yetişme.

Karşılaşmak : İki sporcu veya iki takım yarışmak. Karşı karşıya gelmek, rastlaşmak.

Zaman : Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Dönem, devir. Çağ, mevsim. Belirlenmiş olan an. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

 

Kavuşmak : Bir araya gelmek, birleşmek. Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek. Varmak, ulaşmak. Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek. Katılmak. Güneş batmak.

Bir : Sadece. Beraber. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Sayıların ilki. Bir kez. Aynı, benzer. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Akmak. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Uygun düşmek. Düşmek, rast gelmek. Başlamak, ortaya çıkmak. İzlemek, takip etmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Belli bir süre dolmak. Çıkmak, yönelmek. Türemek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Getirmek. Sonuç çıkmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Katılmak, eklenmek. Herhangi bir sırada bulunmak. Kadar olmak. Görünmek, sanılmak. Ortaya çıkmak, doğmak. İsabet etmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Olmak, -e uğramak. Uymak. Biriyle birlikte gitmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Belli bir zamana ulaşmak. Dayanmak, tahammül etmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek.

 

Buluşmak ile ilgili Cümleler

  • Ali meseleyi görüşmek için seninle buluşmak istiyor.
  • Yarın ne zaman buluşmak istersin?
  • Sanırım Tom'la buluşmak istiyorum.
  • Ali seninle kütüphanede buluşmak istiyor.
  • Ne zaman buluşmak istersin?
  • Tam onda buluşmak için anlaşma yaptık.
  • Tom'la buluşmak üzereyiz.

Diğer dillerde Buluşmak anlamı nedir?

İngilizce'de Buluşmak ne demek? : v. meet, get together, date, date up, happen on, happen upon

Fransızca'da Buluşmak : se rencontrer, se joindre, se retrouver

Almanca'da Buluşmak : v. stellen: sich stellen, treffen, zusammenfinden, zusammenkommen, zusammentreffen

Rusça'da Buluşmak : v. ввязываться, встречаться, ввязаться, повстречаться, встретиться