Bums türkçesi Bums nedir

  • Dilenmek.
  • Aylak aylak dolaşmak.
  • Aylaklık etmek.
  • Otlakçılık etmek.

Bums ile ilgili cümleler

English: I have all your albums.
Turkish: Senin bütün albümlerine sahibim.

English: They made two albums that sounded the same.
Turkish: Onlar aynı gibi görünen iki albüm yaptı.

English: Selena Gomez's second album hit Billboard Magazine's top two hundred albums chart at number four.
Turkish: Selena Gomez'in ikinci albümü Billboard Magazine'in top iki yüz albüm tablosunda dört numaraya yerleşti.

English: That trio has already put out five albums.
Turkish: O üçlü zaten beş albüm çıkardı.

English: Don't come dressed like bums.
Turkish: Serseri gibi giyinip gelme.

Bums ingilizcede ne demek, Bums nerede nasıl kullanılır?

Bumsucker : Kıç yalayıcı. Dalkavuk.

Albums : Albüm. Plak. Albümler.

Bum about : Amaçsız dolaşmak.

Bum around : Başıboş takılmak. Boş boş gezinmek. Aylaklık etmek. Başıboş dolaşmak. Oyalanmak. Serserilik etmek. Aylakça zaman harcamak. Aylak aylak dolaşmak.

Bum steer : Yanlış bilgi verme. Yanlış bilgi.

Bumbailiff : (ingiliz ingilizcesi) mübaşir. Katip.

Bumber : Tampon.

Bumble about : Homurdanmak. Mırıldanmak.

Beach bum : Plaj serserisi.

Bumbag : (ingiliz ingilizcesi) bel çantası. Kemer benzeri küçük bir kayışla bel etrafına bağlanan küçük kese.

 

İngilizce Bums Türkçe anlamı, Bums eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Loafed : Boş gezmek. Aylakça vakit geçirmek. Ekmek somunu. Somun. Kaytarmak. Başıboş dolaşmak. Boş gezinmek. Avarelik etmek.

Dawdles : Eğlenmek. İşi ağırdan almak. Ağır davranmak. Sallanmak. Oyalanmak. Zaman harcamak. Salınmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Boşa geçirmek.

Arse around : Serserilik etmek. Göt gezdirmek. Boş boş gezinmek. Aylakça zaman harcamak.

Mumped : Somurtmak. Mırıldanmak.

Bumming : Boş gezenin boş kalfası. Anaforcu. Otlanmak. Otlakçılık yapmak. Otlakçı. Dilenci.

Fooling around : Aylak aylak dolaşma. Oyalanmak. Maskaralık etme. Maskaralık etmek.

Beg : İtiraf etmek. Sustaya kalkmak. Dilemek. Rica etmek. Sakınmak. Sadaka istemek. İstemek. Kaçınmak. Mendil açmak.

Run into : - ile çarpışmak. Karşılaşmak. -e karşı yaklaşmak. Rast gelmek. Bindirmek. Girmek. Denk gelmek. Toslamak. Çarpmak. Düşmek.

Bum : Dilenci. Anaforcu. Otlakçılık yapmak. Boş gezenin boş kalfası. Otlakçı. Otlanmak.

Loiter : Oyalanmak. Yolda oyalanmak. Aylakça dolaşmak. Gezmek. Sürtmek. Dolaşmak. Sallanmak.

Bums synonyms : fiddles, hang about, knock, collide with, fiddle around, sponge on, strike, cadged, loafs, footle, freeload, ask for alms, bum around, scrounge, fiddle, mooch, fiddle about, scrounged, freeloads, idle about, impinge on, horse around, obtain, fiddled, begged, scrounges, cadges, dawdle, cants, cant, freeloaded, hang around, loaf.

Bums zıt anlamlı kelimeler, Bums kelime anlamı

Miss : Anlamamak. Kız. Bayan (evlenmemiş). İsabet etmeme. Gözden kaçırmak. Karavana. Matmazel. Kavramamak. Iska. Evli olmayan bayan.

Promote : Teşvik etmek. Düzenlemek. Organize etmek. Yükseltmek. Önayak olmak. Desteklemek. Reklamını yapmak. Kurmak. Desteklemek (pol.).