Buran nedir, Buran ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Şiddetli kar, fırtına, kasırga.
Yokluk, geçim darlığı.
Buran ile ilgili Cümleler
- Polis buranın yakınlarında sahile vurmuş bir ceset buldu.
- Viyana'ya yürüyerek gitmek ne kadar sürer? Üzgünüm, buranın yabancısıyım.
- Affedersiniz. Buranın sizin koltuğunuz olduğunu bilmiyordum.
- İstakoz sipariş edelim! Buranın özel yemeği olduğunu duydum.
- Bütün gece buranın dışında mıydın?
- Buranın yakınında iyi bir Tayland restoranı var.
- Buranın sorumlusu benim.
- Şu an bu ülkedeyim buranın güzelleşmesi için ve işimde iyi olup insanları mutlu etmek için çalışacağım.
- Iyyy buranın etleri ne kadar da kötü.
- Buranın patronu hala benim.
- Buranın yabancısıyım.
- Yakında buranın dışında olacağız.
- Buranın iklimi İngiltere'ninkine çok yakındır.
Buran hakkında bilgiler
Purandokht, Buran, Puran veya Purandokht, Sasaniler'in kralı II. Hüsrev'in (590–628) kızı.
Buran programı, Sovyetler Birliği'nin uzay mekiği projesi
Buran tanımı, anlamı
Burani : Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek.
Buranmak : Ortaya çıkmak.
Burantalamak : Yavrusunu vakitsiz doğurmak, düşürmek (hayvanlar hakkında).
Burantı : Eski, yıpranmış.
Buranya : Tarlayı sürmek için kullanılan alet.
Dil buran : Buruk tatda (yiyecek, içecek). Dili yakan bir çeşit kavun.
Fint buran : Vida anahtarı, İngiliz anahtarı.
Kara buran : Hayvan sürüsü.
Geçim darlığı : Gelirin geçime yetmemesi durumu. karşılığı geçim.
Şiddetli : Etkisi çok olan, zorlu. Aşırı. Hızlı. Aşırı bir biçimde.
Program : İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.
Kasırga : Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku.
Fırtına : Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. Güç atlatılan kötü durum. Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı.
Hüsrev : Hükümdar, padişah.
Yokluk : Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet. Fakirlik, yoksulluk. Hiçlik.
Sovyet : 1990 öncesi SSCB'ye özgü, sosyalist toplumun siyasal örgütlenme biçimlerinden biri olan danışma kurulu. 1990 öncesi SSCB halkından olan ve bu halka özgü olan kimse.
Şiddet : Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Duygu ya da davranışta aşırılık. Hız. Kaba güç. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma.
Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).
Proje : Değişik alanlarda önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve kuruluşların yönetim organları tarafından onaylanmış, kısa ve uzun vadeye bağlanarak özel kurum veya devlet adına gerçekleştirilmesi kabul edilmiş bilimsel çalışma tasarısı. Gerçekleştirilmesi istenen tasarı. Mal sahibinin isteğine göre yapılacak bir yapıyı, belli bir programa göre inşa edilecek bir yapı bütününü, bir makine veya bir kuruluşu plan durumunda gösteren çizim.
Diğer dillerde Buprofezin anlamı nedir?
İngilizce'de Buprofezin ne demek ? : buphrofesin


Bu kısımda Buran nedir? Buran ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Buran tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Buran hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.