Fırtına nedir, Fırtına ne demek
Fırtına; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
- Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr.
- Güç atlatılan kötü durum.
- Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma.
- Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı

"Fırtına" ile ilgili cümleler
- "Fırtınanın yaklaştığını anladığı hâlde anlamamış görünüyor, şarkısını mırıldanıyordu." - R. N. Güntekin
- "İnce, uzun sapının, çok ağır başını, o kadar yüksekte taşıyabilmesi, fırtınalarda kırılmaması, içindeki aşktandır." - H. S. Tanrıöver
- "Dalgadan kimsenin eli tahlisiyeye değmeden bereket fırtına dindi." - B. Felek
- "Kâmuran'ın ağlamasının kalbimde uyandırdığı fırtınaya kendim de şaşıyorum." - H. E. Adıvar
Fransızca'da Fırtına ne demek?:
tempête
Fırtına hakkında bilgiler
Fırtına rüzgârın hızlı bir şekilde esmesine denir. Rüzgâr hızı 27 knot üzerine çıktığında, yani 7 bofor ve üzeri olduğunda fırtınamsı rüzgar, 34 knot üzerine çıktığında, yani 8 bofor ve üzeri olduğunda rüzgara artık fırtına denir.
Hızlı esen rüzgâr kendi kuvvetinin yanında çevresini de etkiler. Öncelikle estiği denizde veya okyanusta suları kabartarak büyük dalgalar oluşturur. Fırtınaya yakalanan yelkenli tekneler, herhangi bir liman ya da marinaya sığınamayacak kadar açıktaysalar, fırtınaya hazırlık yapmaları gerekir. Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır. Bunun anlamı yelkenin alanını küçülterek, rüzgârdan daha az faydalanmaktır. Bu şekilde rüzgârın tekneyi bayıltıcı etkisinin biraz da olsa önüne geçilmiş olunur. O da yetmiyorsa teknedeki ana yelken indirilir ve ön yelkenle (flok veya cenova) seyire devam edilir.
Geceleyin seyir yapan yatlar ve tekneler şiddetli rüzgârlara yakalandıklarında tüm ekipte güvenlik çakarları bulunmalıdır. Ayrıca ekip güvertede duruyorsa güvenlik bakımından herhangi bir yere bağlı olmaları tavsiye edilir. Çünkü hem dalgalı, sert rüzgârlı bir denizde hem de geceleyin, suya düşen kişinin kurtarılması çok zordur. Ayrıca fırtınalı havalarda tekne dalgalar veya sağnak yağmur sonucu su alır, bunu boşaltmak için gerektiğinde sintine motorlarını açık bırakmak gerekebilir. Tabiki bazı fırtınalar şimşekli ve gökgürültülü olabilir. Böyle durumlarda en güvenli yerler kapalı alanlardır. Eğer tanker, şilep, büyük yolcu gemileri gibi yıldırım tehlikesine karşı sistemlenmiş bir tekne değilse, en kısa sürede limana dönmek yapılacak en doğru davranıştır.
Şimşeğin hareketi rastgele bir harekettir ne zaman nasıl oluşacağı bilinemez. Genelde bulutlar arası gezen bu elektriksel hareket bazen yer yüzünü de etkisi altına alabilir. Şimşekli havalarda eğer denizdeysek, mümkün olduğunca metal ve metalik olan tüm aksesuarlardan uzak durmalıyız. Yıldırım vurursa büyük olasılıkla en yüksek yer olan yelken direğine isabet edecektir. Dolayısıyla direğin altına kalın bir kablo takılıp denize atılırsa, bir ölçüde de olsa topraklama yapılabilir.
Fırtına ile ilgili Cümleler
- Satürn üzerindeki beyaz lekelerin, güçlü fırtınalar olduklarına inanılır.
- Fırtına bir tayfuna dönüştü.
- Fırtına bir elektrik kesintisine neden oldu.
- Ali fırtınaya rağmen zamanında geldi.
- Ali kar fırtınasından dolayı Boston'da sıkıştı.
- Fırtına bir sürü yıldırım üretti.
- Afrika'da fırtına sebebiyle birçok kişi öldü.
- Fırtına bir ağacı devirdi.
- Fırtına çiçekleri gençleştiriyor.
- Birçok okul bugün fırtına nedeniyle kapalı.
- Fırtına beni ayrılmaktan alıkoydu.
- 1888'deki Büyük Kar Fırtınası, Birleşik Devletler tarihinin en ağır kar fırtınalarından biriydi.
- Fırtına benim yola çıkmama engel oldu.
- Okul fırtına nedeniyle iptal edildi.
Fırtına kısaca anlamı, tanımı:
Deniz : Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler.
Kuvvet : Güç. Şiddet, zor, cebir. Bir ülkenin silahlı gücü. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Dayanıklı olma durumu. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Fiziksel güç, takat. Yetke, erk, nüfuz.
Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çok ve sık düşen, gelen şey. Çokluk, bolluk.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.
Fırtına atlatmak : Güç durumdan kurtulmak.
Fırtına çıkmak : Sert rüzgâr esmeye başlamak.
Fırtına gibi : Aceleci. hızla, birdenbire.
Fırtına kopmak : Bir yerde kavga ve gürültü çıkmak. şiddetli fırtına çıkmak.
Fırtına kuşu : Perde ayaklılardan, kıvrık gagalı, açık denizlerde yaşayan bir kuş, deniz ördeği (Thalassidroma pelagica).
Fırtına uğrağı : Fırtınanın çok olduğu yer.
Fırtınaya yakın rüzgar : Rüzgâr çizelgesinde hızı 28-33 deniz mili olan ve kuvveti 7 ile gösterilen rüzgâr.
Sayılı fırtına : Toplumun görgü kurallarına uygun davranan, hak arayan, yiğit kimse.
Şiddetli fırtına : Rüzgâr çizelgesinde hızı 41-47 deniz mili olan ve kuvveti 9 ile gösterilen rüzgâr.
Beyin fırtınası : Kişilerin bir araya gelip herhangi bir konuyla ilgili düşüncelerini tartışmaksızın açıklayarak birbirleriyle fikir alışverişinde bulunmaları.
Çaylak fırtınası : Kış mevsiminin başında olan fırtına.
Kahkaha fırtınası : Kahkaha tufanı.
Kar fırtınası : Şiddetli rüzgârın yağan karı sağa sola savurmasıyla oluşan fırtına, tipi.
Kırlangıç fırtınası : Nisan ayının ilk günlerinde görülen fırtına.
Koç katımı fırtınası : Koç katımı günlerinde çıkan fırtına.
Kum fırtınası : Çöllerde kumu havaya karıştıran kasırga.
Fırt : Bir solukta veya bir yudumda içilebilecek miktar.
Fırtına kuşugiller : Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfına giren bir familya.
Fırtınalı : Çok rüzgârlı. Çok tartışmalı, çekişmeli, gürültülü, karışık.
Aşırı şiddetli fırtına : Rüzgâr çizelgesinde hızı 56-63 deniz mili olan ve kuvveti 11 ile gösterilen rüzgâr.
Bir bardak suda fırtına koparmak : Önemsiz, küçük bir sorunu büyütmek.
Çok şiddetli fırtına : Rüzgâr çizelgesinde hızı 48-55 deniz mili olan ve kuvveti 10 ile gösterilen rüzgâr.
Çizelge : Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.
Gösteri : Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi.
Kasırga : Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku.
Güçlü : Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Gücü olan, kuvvetli, yavuz.
Dalgalanma : Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Dalgalanmak işi. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon.
Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.
Düşünce : İlke, yönetici sav. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
Şekil : Biçim. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Biçim. Anlatım biçimi. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi.
Güç : Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Zorlukla. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği.
Kötü : Aşırı, çok. Zararlı, tehlikeli. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Kaba ve kırıcı. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Korku, endişe veren.
Fırtına kırlangıcı : [Bakınız: fırtına kuşu] (zooloji) (Procellaria pelagica) Fırtınakuşları (Tubinares) takımının fırtına kuşugiller (Procellariidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 14 cm. Kuzey Batı Avrupadan Batı Afrikaya kadar yayılmıştır.
Fırtına kopmak : şiddetli fırtına çıkmak. İlgili cümle: "Fırtına kopmadan epey önce köpek balıkları açık denizlere kaçarlar." Halikarnas Balıkçısı. mec. bir yerde kavga ve gürültü çıkmak.
Fırtına kuşları : Omurgalı hayvanlardan, kuşlar (Aves) sınıfından, martılara benzeyen, gagaları çengel gibi aşağıya kıvrık, ayakları tam perdeli, burun delikleri boru gibi uzamış, açık denizlerde yaşayan bir takım. Yelkovan kuşugiller (Procellaridae) ve fırtına kuşugiller (Hydrobatidae) olmak üzere iki familyası vardır. Boru burunlular.
Fırtına ve atılış : On sekizinci yüzyılın ikinci yarısında Almanya'da romantik yazarları simgeleyen dönem. Aklı vurgulayan Aydınlanma'ya karşı, Rousseau'nun «doğaya dönüşteki ahlaksal gereklilik» ilkesini benimseyen, düşünceyi geliştirerek coşkun davranışlarla toplum bağlarını parçalayan yazar ve sanatçılar dönemi.
Fırtına ve baskı : 1770'de Almanya'da usçu aydınlanmaya bir tepki olarak doğan, sanatta kuralcılık yerine alabildiğine bir yaratma özgürlüğü getiren, yetke inancını yıkıp yaratıcı dehayı ön plana çıkaran, tutku, sezgi ve duygulara ağırlık veren bir yazın çığırı.
Fırtına yılgısı : Gök gürültüsü ve şimşeğe karşı duyulan hastalık derecesindeki korku.
Fırtınakuşları : (Tubinares, anlamdaş). Procellariiformes, (Lat. tubus=tüp, (Lat. nares = burun deliği, Lat. procellaria = fırtına kuşu, Lat. formis = biçim): Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının karinalılar (Carinatae) bölümünün bir takımı. Martılara benzerler. Gagaları çengel gibi aşağıya kıvrıktır. Ayakları tam pemdelidir. Burun delikleri boru gibi uzamıştır. Açık denizlerde yaşarlar. Fırtınakuşugillier (Proceilariidae) ve yelkovangiller (Puffinidae) olmak üzere iki familyası vardır.
Fırtınakuşugiller : (zooloji) (Procellariidae), (anlamdaş. Hydrobatidae), (Lat. procellaria=fırtına kuşu, Lat. hydrobaies = fırtına kuşu): Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının fırtınakuşları (Tubinares) takımına giren bir familyası. Gagaları kısa ve burun delikleri boru biçimindedir. Kanatları sivri olur. Denizlerde yaşarlar ve deniz hayvanları yerler. Okyanus fırtına kuşu (Oceanodroma leucorhoa), fırtına kırlangıcı (Procellaria pelagica), kutup fırtına kuşu (Fulmarus glacialis), albatros (Diomedea exulans) iyi bilinen türleridir.
Fırtınalar okyanusu : (coğrafya) Ay yüzeyi üzerinde büyük bir düzlük.
Diğer dillerde Fırtına anlamı nedir?
İngilizce'de Fırtına ne demek? : n. storm, gale, tempest, hurricane, gust, snorter, squall
Fransızca'da Fırtına : tempête [la], orage [le], tourmente [la]
Almanca'da Fırtına : n. Sturm, Sturmwind, Unwetter, Wetter
Rusça'da Fırtına : n. буран (M), метель (F), вьюга (F), буря (F), шторм (M), гроза (F), смятение (N)
adj. грозовой, громовой

Bu kısımda Fırtına nedir? Fırtına ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Fırtına tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Fırtına hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.