Proje nedir, Proje ne demek

Proje; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Değişik alanlarda önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve kuruluşların yönetim organları tarafından onaylanmış, kısa ve uzun vadeye bağlanarak özel kurum veya devlet adına gerçekleştirilmesi kabul edilmiş bilimsel çalışma tasarısı.
  • Gerçekleştirilmesi istenen tasarı
  • Mal sahibinin isteğine göre yapılacak bir yapıyı, belli bir programa göre inşa edilecek bir yapı bütününü, bir makine veya bir kuruluşu plan durumunda gösteren çizim.

"Proje" ile ilgili cümleler

  • "Babamın İstanbul seferi projesi kız kardeşimle bana değil, anneme de ciddi görünüyordu." - Y. K. Karaosmanoğlu

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: tasarı]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Değişik alanlarda önceden plan ve programa alınmış, maliyeti hesaplanmış, kurum ve kuruluşların yönetim organları tarafından onaylanmış, kısa ve uzun vadeye bağlanarak özel kurum veya devlet adına gerçekleştirilmesi kabul edilmiş bilimsel çalışma tasarısı.

Yapılacak tesislerin yerini, niteliklerini, mali yönünü, mimari çizim ve inşaat hesaplarını, keşif ve metraj cetvellerini, üretim planını, kamu kurum ve kuruluşlarından alınmış belgelerle kurulacak işletmeye ait her türlü belge ve bilgilerin bütünü.

 

İngilizce'de Proje ne demek? Proje ingilizcesi nedir?:

project

Proje hakkında bilgiler

Proje, bir probleme çözüm bulma ya da beliren bir fırsatı değerlendirmeye yönelik, bir ekibin, başlangıcı ve bitişi belirli bir süre ve sınırlı bir finansman dahilinde, birtakım kaynaklar kullanarak, müşteri memnuniyetini ve kaliteyi göz önünde bulundururken olası riskleri yönetmek şartıyla, tanımlanmış bir kapsama uygun amaç ve hedefler doğrultusunda özgün bir planı başlatma, yürütme, kontrol etme ve sonuca bağlama sürecidir.

Proje kelimesi Latince projectumdan gelir. Türkçemize birçok kelime gibi Fransızca projetden gelmiştir. Latince kelime, projicereden türemiştir ki bu da "bir şeyi ileriye atmak" demektir. Buradaki pro- hecesi, eylemden önce yapılmış olan şeye ve aynı zamanda kelimenin devâmındaki şeydene önce yapılana işâret etmektedir. Bu açıdan pro hecesi, Yunanca'daki πρό'ya benzemektedir. Latince köken olan kelimenin devâmı olan jacere ise "fırlatmak" demektir. Demek ki ilk önceleri proje kelimesinin anlamı "herhangi bir şey yapılmadan önce gelen şey" demekti. Kelime kullanılmaya başlandığında yalnızca bir işe başlanmadan önce yapılmış olan plan demekti ve planın uygulamaya alındığı safhayı içine almıyordu. Projeyle berâber yapılagelen şeye nesne denirdi. Kelimenin kullanımı, proje yönetimiyle ilgili birkaç metot ortaya çıktığı 1950'lerde değişiverdi. Bundan sonra proje kelimesi, hem ilk baştaki anlamıyla projeyi, hem de nesneyi kapsar şekilde kullanılmaya başlandı. Buna rağmen bazı projelerde bugüne kadar projelerde nesneler ve nesne müdürleri vardır.

 

Projeler, operasyonlara kıyasla farklıdır. Operasyonlar, devamlı yapılagelen ve pek değişmeyen çalışmalardır. Sonuçları pek değişmez. Projeler geçici olup bir kereye mahsus sonuçlar verirler ve tamamlanınca biterler.

Projeler, sonuca ulaşabilmek için kaynağa ihtiyaç duyarlar. Çoğu zaman projenin uygulaması detaylı bir plana dayanır. Bu planlar dış faktörleri ve sınırlamaları da gözönünde bulundurarak yapılır. Planlama, uygulama ve proje kontrolü, proje yönetiminin birincil hedefidir. Bazı projeler için özel ve geçici olarak proje grubu ve çalışma grubundan oluşan bir organizasyon kurmak gerekebilir.

Proje ile ilgili Cümleler

  • Proje için on milyon yen yeterli olacaktır.
  • Bu projeyi bitiremezsin.
  • Bu projede kendim için nasıl yatırım yapabilirim?
  • Proje, kısaca, bir başarısızlıktı.
  • Proje nasıl çalışacak?
  • Bu projeyi bitirmeyeceksin.
  • Avrupa projesiyle ne yanlış gitti?
  • Proje iyi gitmiyor.
  • Proje devam ediyor.
  • Proje büyük bir başarıydı.
  • Proje değerlendirildi.
  • Ali Jackson, zengin iş adamı, projeye yatırım yapmayı kabul etti.
  • Ali projeyi bitirmek için çok kararlıydı.
  • Bu proje üzerinde çok çalışıyorduk.

Proje kısaca anlamı, tanımı:

Plan : Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim. Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen. Çekim. Düşünce, niyet, maksat, tasavvur.

Yönetim : Dümen. Yönetme işi, çekip çevirme, idare.

Çalışma : Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Proje yapmak : Tasarlamak.

Ön proje : Bir projenin hazırlanmış ilk biçimi.

Projeci : Proje sahibi veya proje yapan kimse.

Projecilik : Projeci olma durumu.

Projeksiyon : Gösterim. Bu yolla oluşturulan görüntü, iz düşümü. Bir film veya belgenin ışık kaynağından çıkan ışınlarla ekran veya perde üzerinde görüntüsünün oluşturulma işi, iz düşümü.

Projeksiyon tutmak : Bir konuyu aydınlatmak, açıklığa kavuşturmak.

Projektör : Yansıtım aygıtı. Işıldak.

Projektör ışığı : Işıldağın etrafa saçtığı ışık.

Projektör ışığında olmak : Göz önünde bulunmak, ortada olmak.

Projelendirme : Projelendirmek işi.

Projelendirmek : Proje durumuna getirmek, projesini hazırlamak.

Değişik : Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Değiştirilmiş, muaddel. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan.

Program : Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. İzlence.

Maliyet : Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı.

Hesap : Aritmetik. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Alacaklı veya borçlu olma durumu. Tutum, durum, anlayış. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Oranlama, tahmin. Matematiksel işlem. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge.

Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

Problem : Sorun. Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele. Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse).

Tasarı : Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha. Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim.

Proje değerlendirme : Yatırım projelerinin firma ya da ulusal ekonomi açısından fayda ve maliyetlerinin belirlenerek hangi projenin seçileceğine veya bir yatırım projesinin yapılıp yapılmayacağına karar vermek amacıyla yapılan çözümleme.

Proje kredileri : Proje değerlendirmesi sonucunda kabul edilen yatırım projelerinin finansmanında kullanılmak üzere hükümetlerin, gerçek veya tüzel kişilerin uluslararası bir finansman kuruluşundan ya da bir başka hükümetten iki veya çok yanlı anlaşmalarla sağladıkları krediler.

Proje kredisi : Kalkınma planları ve yıllık yatırım programlarında yeralan çeşitli kamu kesimi projelerinin dış finansman gereksinimini karşılamaya yönelik olan ve yalnızca alındıkları projenin finansmanında kullanılabilen kredi.

Projeksiyon formülü : Şiral merkezler etrafındaki grupların konfigürasyonunu gösteren bir yöntem, Fischer projeksiyon formülü.

Projeksiyon makinesi : (fizik)

Projelendirilme : Projelendirilmek işi.

Projelendirilmek : Proje durumuna getirilmek.

Projeni test : Yavru ortalamalarına göre seleksiyon.

Projenitor hücre : Kök hücre.

Projestin : Progesteron benzeri etkisi olan sentetik hormonal bir ilaç.

Diğer dillerde Proje anlamı nedir?

İngilizce'de Proje ne demek? : n. project, plan, design, projection, set up, prospectus, blue print

Fransızca'da Proje : projet [le]

Almanca'da Proje : n. Projekt

Rusça'da Proje : n. проект (M), план (M), набросок (M)

adj. проектный