Cüretmek nedir, Cüretmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Başa vermek, eritmek (para hakkında).

Cüretmek anlamı, tanımı

Cüre : Arıların baş oğuldan sonra verdikleri oğul. Ufak tefek, gelişmemiş. Küçük zurna. Tiz ses. Cins, şekil, tür. Küçük balık. Küçük su kuşu. Ördek. Av kuşu. Zayıf kısa boylu at

Cüret : Yüreklilik, ataklık, cesaret. Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış, cesaret.

Başa vermek : Değiş tokuş yaparken üste bazı şeyler vermek. Değiş tokuşta (trampa) üste birşey vermek: Sarı tosunu senin balahla değişirim ama, başa ne vereceksin bakalım?.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Eritmek : Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak. Çok üzmek. Zayıflatmak. Harcayıp tüketmek. Yok etmek.

Eritme : Eritmek işi. Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılmış olan ısıtma işlemi. Eritilerek elde edilen.

Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

 

Hakkı : Doğrulukla, hakla ve adaletle ilgili.

Verme : Vermek işi.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

Hakk : Hak. Hak, hisse.

Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı.

Diğer dillerde Cümlenin ögeleri anlamı nedir?

İngilizce'de Cümlenin ögeleri ne demek ? : parts of sentence