Calipers türkçesi Calipers nedir

  • Kalınlık pergeli.
  • Çapölçer.
  • Çap pergeli.
  • Kumpas.
  • Kaliper kullanarak kalınlık veya çap ölçmek.
  • Kompas.

Calipers ingilizcede ne demek, Calipers nerede nasıl kullanılır?

Spring calipers : Yaylı pergel.

Vernier calipers : Sürgülü pergel. Kumpas çeşitleri. Hassas sürmeli kompas. Sürmeli kompas. Verniyeli kompas.

Micrometer caliper : Küçük uzunlukları ölçmede kullanılan, adımının yüzde birimi okumaya elverişli sarmal yolu olan ölçme aygıtı. Miniölçer.

Slide caliper : Sürmeli kumpas. Sürmeli kompas.

Vernier caliper : Kaymalı pergel. Verniyeli mikrometre. Sürgülü kumpas. Verniyeli kompas.

Abolition of the caliphate : Halifeliğin kaldırılması.

Caliper : Kaliper kullanarak kalınlık veya çap ölçmek. Kalınlık ölçer. Çap pergeli. Fren kaliperi. Kompas. Çap ölçer. Kaliper. Kumpas.

Caliphs : Halifeler. Halife.

Caliphates : Halifelik. Hilafet.

Calipee : Sadece kaplumbağaların üst kabuğunun altında bulunan ve leziz bir yiyecek olarak değerlendirilen jelatinli ve sarımsı madde (mutfakla ilgili).

İngilizce Calipers Türkçe anlamı, Calipers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calipers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calliper : Fren kaliperi. Kalınlık veya çapı ölçen cihaz. Çap ölçer. Kalınlık ölçer. Kaliper. Zarar görmüş veya kırılmış bir ayak için metal destek.

 

Bore : Sıkmak. Kalibre. Sondalamak. Delik. Yüksek dalga. Sonda. Canını sıkmak. Çap (mermi). Dert. Usanç vermek.

Superior : Üstün kimse. Amir. Üstün nitelikli. Asil. Üstteki. Üst. Satırın üstüne basılmış. Kibirli. İlgisiz.

Inferiority : Aşağılık. Bayağılık. Adilik.

Calibre : Kalite. Kalibre. Çap. Ölçü. Kapasite. Ayarlamak. Yetenek. Kabiliyet.

Degree : Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır. Kademe. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Mertebe. Düzey. Not. Lisans. Dizil. Sıcaklık ölçeği birimi, suyun donma noktasını 0, kaynama noktasına 100 sayarak düzenlenen bölmelerin her biri. açı birimi; bir çemberin çevresi 360 eşit parçaya bölünürse bir parçayı özekten gören açı. bir denklemdeki terimlerin en yüksek üstlüsünün üst sayısı. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer.

Superiority : Üstün olma. Faiklik. Yeğlik. Kendini beğenme. Meziyet. Büyüklük. Üstünlük. Amirlik.

Diameter : Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. En. Bir çemberin özeğinden geçen bir doğrunun çemberi kestiği iki nokta arasındaki uzaklık. Çapı. Diyametre. Kutur. Kalınlık. Çap.

Calipers synonyms : low quality, setting stick, calibergage, haves, level, stick, composing stick, diam, machination, callipers, high quality, inferior, gauge, quality, grade, dividers, calipering, conspiracies, sticks, caliper, conspiracy, compas.

 

Calipers zıt anlamlı kelimeler, Calipers kelime anlamı

Superior : Üstteki. Yüksek. Üst orun. Satırın üstüne basılmış. Kibirli. Üstünlük taslayan. Amir. İlgisiz. Üstün.

High quality : Yüksek kaliteli. Üstün kalite. Yüksek nitelikli. İyi kalite.

Inferiority : Adilik. Aşağılık. Bayağılık.

Calipers antonyms : low quality, superiority, inferior.

Calipers ingilizce tanımı, definition of Calipers

Calipers kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Or the bore of firearms, tubes, etc. Called also caliper compasses, or caliber compasses. An instrument, usually resembling a pair of dividers or compasses with curved legs, for measuring the diameter or thickness of bodies, as of work shaped in a lathe or planer, timber, masts, shot, etc.