Canevi nedir, Canevi ne demek

  • Kalbin altındaki bölge
  • En duyarlı yer, yürek, kalpgâh.

"Canevi" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yazın susamışken birdenbire bir soğuk su içtiniz mi bir sancı, bir ağırlık oturuverir; öyle bir şey oturdu canevime." - S. F. Abasıyanık
  • "Bir çift göz istiyorum, canevimi görecek." - B. K. Çağlar

Yerel Türkçe anlamı:

İnsanın en nazik yeri.

Kalbin altı, göğüs kemiğinin bittiği yer.

Kalp, yürek.

Yürek, yüreğin olduğu bölge.

[Bakınız: canavi]

Canevi kısaca anlamı, tanımı:

Canevinden vurmak : En etkileyici yönünden saldırmak.

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

Yürek : Kalp. Acıma duygusu. Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret. Mide, karın, iç. Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül. Kupa.

 

Kalp : Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Kalp hastalığı. Duygu, his. Düzme, sahte, geçmez (para). Yalancı, kendine güvenilmeyen. İşe yaramaz, tembel. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Sevgi, gönül.

En : Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime. Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret.

Yer : Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Durum, konum. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Durum, konum, vaziyet. Gezinilen, ayakla basılan taban. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Ülke. Yerküre. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Önem. İz.

Diğer dillerde Canevi anlamı nedir?

Almanca'da Canevi : n. Herz, Sammelpunkt, Mittelpunkt

Rusça'da Canevi : n. сердце (N), грудь (F), диафрагма (F)