Canters türkçesi Canters nedir

  • Eşkin gidiş.
  • Eşkin gitmek.
  • Eşkin sürmek.
  • Atın eşkin gidişi.
  • Eşmek.
  • Eşkin.

Canters ingilizcede ne demek, Canters nerede nasıl kullanılır?

Decanters : Sürahi. Durultucu. Durultucu sürahi. Süzme kabı. Şarap sürahisi. İçki sürahisi. Kulpsuz kana.

Win in a canter : Ter dökmeden kazanmak.

Canter : Eşkin. Atın eşkin gidişi. Eşmek. Isınma. Atın kısa dörtnal şeklinde koşmasına yarış dilinde verilen ad. Eşkin gitmek. Kenter. Eşkin sürmek. Eşkin gidiş.

Canterbury : Connecticut eyaletinde şehir. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere'de yerleşim yeri. Avustralya'nın new south wales eyaletinde şehir. İngiltere'de bir şehir. İngiltere'de şehir.

Canterbury bell : Haseki küpesi. Bir çeşit çançiçeği.

Cantered : Eşmek. Eşkin gidiş. Eşkin sürmek. Atın eşkin gidişi. Eşkin. Eşkin gitmek.

Canteen : Büfe. Kantin. Matara. Yemek kabı. Kışla büfesi.

Archbishop of canterbury : İngiliz kilisesi'nin başı. Canterbury başbiskoposu. İngiliz kilisesinin başpiskoposluğu.

Canteens : Yemek kabı. Büfe. Matara. Kışla büfesi. Kantin.

The canterbury tales : Geoffrey chaucer (14'üncü yüzyıl ingiliz şairi) tarafından yazılan çalışma. Canterbury hikayeleri.

İngilizce Canters Türkçe anlamı, Canters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Loped : Rahat koşmak. (tutuklanması amacıyla birinin evine yerleştirilen) sahte delil. Uzun adımlarla koşma. Uzun ve rahat adımlarla koşmak. Uzun adımlarla yürüme. Uzun adımlar atarak gitmek. Rahat koşu.

Lopes : Uzun adımlarla koşma. Rahat koşmak. Uzun adımlar atarak gitmek. Uzun adımlarla yürüme. Uzun ve rahat adımlarla koşmak. Rahat koşu. (tutuklanması amacıyla birinin evine yerleştirilen) sahte delil.

Leukaemia : Kan kanseri. Lösemi. Lökositleri ve kan yapan organları etkileyen, doğuştan ya da kanserden dolayı ortaya çıkan bir tür hastalık. Lökemiya.

Dig up : Toprağı kazıp çıkarmak. Deşmek. Çukur açmak. Araştırmak. Kazıp çıkarmak. Toprağı belleyerek havalandırmak. Kazmak. Meydana çıkarmak.

Carcinoma : Karsinoma. Habis ur. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karsinom. Ektoderm ya da endoderm kökenli epitellerde görülen tümör, kanser. Epitel hücre kökenli herhangi bir kötücül tümör veya epitel hücre kanseri, hlk. seratan. meme bezi, bağırsak, dil, deri ve döl yatağı gibi organlardaki kötücül tümörlerin önemli bir bölümünü oluşturur. Kanser. Kötücül ur.

Loping : Uzun adımlarla yürüme. Rahat koşu. (tutuklanması amacıyla birinin evine yerleştirilen) sahte delil. Uzun ve rahat adımlarla koşmak. Uzun adımlarla koşma. Rahat koşmak. Uzun adımlar atarak gitmek.

Disinter : Gömülü olduğu yerden çıkartmak. Mezarından çıkartmak. Mezardan çıkarmak. Açığa çıkarmak. Topraktan çıkarmak. Toprağı kazıp çıkarmak. Kazmak. Eşelemek.

Gallop : Atla ansızın yapılan doludizgin saldırı. Dört nala gitmek. Tarih, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dört nala koşmak. At koşusu. Dörtnala koşmak. Acele götürmek. Eştirmek. Dörtnala koşturmak. Ilgarla bir ülkeye saldırmak, akın ve çapul yapmak.

 

Flask : Barutluk. Dar boyunlu küçük şişe. Cep şişesi. Termos. Cam, metal, plastik gibi özdeklerden yapılmış, yuvar biçiminde boyunlu bir kap. İmbik (mühendislik terimi). Topar. Hasırlı şişe. Cepte taşınmaya uygun içki şişesi.

Gallops : Eştirmek. At koşusu. Dörtnala gitme. Acele götürmek. Dörtnala koşmak. Koşturmak. Dörtnala gitmek. Dört nala koşmak. Dört nala gitmek.

Canters synonyms : malignant neoplastic disease, metastatic tumor, leucaemia, malignant neoplasm, cancer of the blood, lymphoma, malignant tumor, cantering, galloped, sarcoma, cantered, canter, leukemia, lope.

Canters zıt anlamlı kelimeler, Canters kelime anlamı

Infield : Çiftlik evine yakın tarla. Sahanın kaleye yakın bölümü. Beysbol sahası. Çiftliğe yakın tarla. Tarla.

Take : Reaksiyon. Hasat. Yakalamak. (sınava) girmek. Yazmak. Çekim. Ele almak. (fotoğraf) çekmek. Alınan taş. Tutuş.