Capital flight türkçesi Capital flight nedir
- Bir ülkedeki iktisadi ve siyasi belirsizlikler veya risklerin oluşmasına bağlı olarak sermayenin hızlı bir biçimde ülke dışına çıkması. kambiyo denetiminin olduğu ülkelerde, sermayenin yasal olmayan yollardan ülke dışına çıkarılması.
- Sermaye kaçışı.
- İktisat alanında kullanılır.
- Sermayenin kaçışı.
Capital flight ingilizcede ne demek, Capital flight nerede nasıl kullanılır?
Capital : Anapara. Kapital. Ölüm. Önde gelen. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Kusursuz. Üretim olaylarına dayanak olan para. Büyük. Bir devletin yönetim merkezi olan kent. Çıkar.
Flight : Uçakla seyahat. Kaçış. Böcek sürüsü. Uçuş. Uçma. Sürü. Atletizm, madencilik alanlarında kullanılır. Geri çekilme. Kuş sürüsü. Uçmak.
Capital saving technique : Sermaye tasarruf edici teknik. Veri teknoloji ve aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalma koşuluyla, faizlerin ücretlere göre yükselmesi nedeniyle, bir ürünün üretiminde sermayenin yerine emeğin kullanılması.
Capital account : Sabit değerler. Sermaye hareketleri hesabı. Yatırım hesabı. Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sermaye hesabı. Ana hesap. Sermaye bilançosu. Anamal sayışımı. Tecimsel bir girişimin yönetimi için konulan değerlerin sayışımı.
Capital accumulation : Sermaye birikimi.
Capital accumulation constraint : Sermaye birikim kısıtı.
İngilizce Capital flight Türkçe anlamı, Capital flight eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Capital flight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Capital flight synonyms : a change in individual demand, exodus of capital, a shift in supply, flight of capital, abnormal budget, a change in demand, abnormal budget receipts, a change in supply.

Bu kısımda Capital flight kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Capital flight ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Capital flight anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Capital flight ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.