Capsuling türkçesi Capsuling nedir

Capsuling ingilizcede ne demek, Capsuling nerede nasıl kullanılır?

Encapsuling : Kapsama. Kapsüle saklamak. Koyulaştırmak. Sıkıştırılmak. Kısa ve öz biçimde açıklama. Kapsüle koymak. Özetleme. Kapsüllemek. Yoğunlaştırmak. İçerme.

Capsulitis : Kapsülit. Eklem kapsülü yangısı. Kapsül iltihabı.

Capsulize : Yoğunlaştırmak. Kapsül içine kapatmak. Kapsül içine koymak. Kısaltmak. Kapsül içine almak. Özetlemek. Kapsüllemek. Bir kapsüle koymak (ayrıca capsulise).

Capsula : Kapsül. küçük kutu. Kapsula. Kapsül.

Capsula adiposa : Yağdan kapsül, yağdan böbrek kapsülü. böbreğin fibröz zarı üzerinde yer alan ve miktarı türlere ve beslenme durumuna göre değişen yağ tabakası. Kapsula adiposa.

Capsular hydronephrosis : Kapsüler hidronefrozis. Perinefrik yalancı kist.

Capsula fibrosa : Kapsula fibroza. Fibröz kapsül.

Capsularis : Kapsularis. Kapsüle ait, kapsülle ilgili olan.

Capsula externa : Kapsula eksterna. Dış kapsül.

Capsulate : Kapsül içine almak. Kapsül içine kapatmak. Kapsül şeklinde. Yoğun bir şekilde.

İngilizce Capsuling Türkçe anlamı, Capsuling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capsuling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capsular : Kapsüle benzeyen.

 

Detonating cap : Funya. Fünye.

Cysts : Kistler. Torba. Kist. Safrakesesi.

Cachets : Saygınlık. Alamet. Damga. Özellik. Hap. Kaşe. Hususiyet. Ayrıcalık. Fark.

Digest : Öğütmek. Sindirmek. Sindirilmek. Katlanmak. Hazmetmek. Özet. Kavramak. Parçalanmak. Besinleri sindirmek. Kafada şekillendirmek.

Blasting cap : Patlatma kapsülü. Patlayıcı kapsülü. Elektrik fünyesi. Tahrip kapsülü. Dinamit tapası.

Capsulize : Yoğunlaştırmak. Kapsüllemek. Bir kapsüle koymak (ayrıca capsulise). Kapsül içine kapatmak. Kısaltmak. Kapsül içine koymak. Kapsül içine almak. Özetlemek.

Capsule : Bakterilerin en dışını örten şeker ve/veya şeker asidi polimerlerinden oluşan yapı. Kapsül içine kapatmak. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlaçların istenmeyen tat ve kokularının önlenmesi amacıyla silindirik biçimde hazırlanan, tek veya iç içe geçebilen iki kısımdan oluşmuş jelatin kap. kapsüller mide asidinden etkilenmemeleri için bağırsak kaplamalı veya enzimlerden etkilenmemeleri için keratin kaplamalı olarak da hazırlanabilirler. sitoplazmik zar tarafından oluşturulan, polisakkarite benzer yapıda, çoğu kez fagositozdan korunmada etkili ve dolayısıyla bakterinin patojenitesini artıran, bakteriyi kuru hava koşulları, litik enzimler gibi dış etkenlerden de koruyan bir oluşum. gıda ve yem maddelerinin rutubetini saptamada kullanılan, ağzı geniş, dip kısmı dar, cam veya porselenden yapılmış kap. Bir organı, hücreyi, bakteriyi ya da bir yapıyı çevreleyen kese şeklindeki bir kılıf. Kapak. Çanak. Kısa. Özlü.

Cachet : Prestij. Marka. Mühür. Kaşe. Ayrıcalık. Saygınlık. Hap. Fark. Alamet.

Detonator : Fitil. Ateşleyici parça. Fünye (patlayıcı). Kapçık. Sis sinyali. Funya. Detonatör. Fünye.

Capsuling synonyms : capulin tree, mexican black cherry, prunus capuli, bolus, encapsulate, cherry, capsula, condense, cyst, capsules, exploders, exploder, cacheting, concentrate.