Cardio türkçesi Cardio nedir

  • Kalp.
  • Kalbe ait.
  • Kardiyo.

Cardio ile ilgili cümleler

English: Ali is a cardiologist.
Turkish: Ali kalp doktorudur.

English: Dr. Jackson is one of the leading cardiologists in Boston.
Turkish: Doktor Jackson Boston'da önde gelen kardiyologlardan biri.

English: He's a cardiologist.
Turkish: O bir kardiyolog.

English: If you're not sweating when you do cardio, then you're not doing it hard enough.
Turkish: Eğer kardio yaptığında terlemiyorsan, öyleyse onu yeterince sıkı yapmıyorsun.

English: Sometimes the first symptom of cardiovascular disease is death.
Turkish: Bazen kardiyovasküler hastalığın ilk belirtisi ölümdür.

Cardio ingilizcede ne demek, Cardio nerede nasıl kullanılır?

Cardiocele : Kardiyosel. Diyaframa veya herhangi bir yaralanma sonucu oluşan delikten geçen kalp fıtkı.

Cardiocentesis : Kardiyoreksi. Kardiyosentez.

Cardiogenic : Kardiyojenik. Kardiyojen. Kalpten doğan, kalpten kaynaklanan.

Cardiogenic shock : Kardiyojenik şok. Kalp yetmezliği, miyokard infarktüsü gibi nedenlerle kalbin normal pompalama işlevini gerçekleştirememesi sonucu oluşan akut kan dolaşımı yetersizliği.

Cardiogram : Kardiyogram. Kalp elektrosu. Kardiyografla yazdırılan kalp hareketleri eğrisi.

Cardioid condenser : Kardiyot kondansatör.

Cardiograms : Kardiyogram. Kalp elektrosu.

 

Cardiograph : Kalp atımındaki mekanik hareketleri kaydetmek için kullanılan cihaz. Yürek akımyazarı. Elektrokardiyograf. Kardiograf. Kardiyograf. Ekg (kalp tarafından gönderilen elektrik sinyallerini kaydeden makina).

Cardiographic : Kardiyografla alakalı (kalp tarafından gönderilen elektrik sinyallerini kaydeden makina, elektrokardiyograf).

Cardiographs : Elektrokardiyograf. Ekg (kalp tarafından gönderilen elektrik sinyallerini kaydeden makina). Kardiyograf. Yürek akımyazarı.

İngilizce Cardio Türkçe anlamı, Cardio eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cardio ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Falsest : Sahte. Hileli. Hatalı. Yanlış. Yapmacık. Falsolu. İki yüzlü. Göstermelik. Yalandan yapılan.

Radio receiver : Radyo cihazı. Telsiz alıcısı. Ünalgı alıcısı. Radyo alıcısı.

Broadcasting : Televizyonculuk. Yayımlama. Radyo veya televizyon yayını ile ilgili. Yayınlama. Radyo veya televizyon. Neşir. Yayın. Ünalgı veya sınalgı ile yayın yapma. Yayın (radyo ve televizyon terimi).

Hearting : Orta. Yürek. Merkez. Verimlilik. Cücük. Can. Gönül.

Bogus : Sahte şey. Düzme. Taklit. Yapmacık. Yapma. Sahte. Düzmece.

Cardiacs : Kalp hastası. Kalbi uyaran. Kalp ilacı. Kalp hastalıklarıyla ilgi. Mide ağzına ait. Kalp ile ilgili.

Radio transmitter : Telsiz göndermeci. Verici. Telsiz vericisi. Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Radyo vericisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Wireless : Telgraf veya telefon. Telsiz telefona veya telgrafa ait. Telsiz. Telsiz telefon. Radyo. Telsiz telgraf. Kablosuz. Ünalgı. Radyoya ait. Teli olmayan.

Receiving set : Ahize. Alıcı. Alıcı cihaz.

Wireless telegraph : Kablosuz telgraf. Telsiz telgraf. Telsiz sinyalleri alan telgraf.

Cardio synonyms : radiocommunication, radiotelegraphy, hearts, cor, heart disease, heart, mock, kardia, radio set, wireless telegraphy, falser, cardiac, counterfeit, radiotelegraph, communication system, tuner, false, forged.

Cardio zıt anlamlı kelimeler, Cardio kelime anlamı

Indirect : Aldatıcı. Vasıtalı. Dolaşık. Dolaylı. Kinayeli. Doğru olmayan. Endirekt. Aktarmalı. Dolambaçlı. İmalı.