Cars türkçesi Cars nedir
Cars ile ilgili cümleler
English: Ali decided to sell one of his cars to Mary.
Turkish: Ali arabalarından birini Mary'ye satmaya karar verdi.
English: A number of cars are parked in front of my house.
Turkish: Çok sayıda araba benim evin önünde park edilmiş.
English: Ali and all his friends can easily afford to buy new cars every year.
Turkish: Ali ve bütün arkadaşları her yıl kolayca yeni arabalar satın alabilirler.
English: "Are these cars yours?" "Yes, they are mine."
Turkish: "Bu arabalar senin mi?" "Evet onlar benim.
English: A lot of folks find cars interesting, but I'm not interested in them at all.
Turkish: Bir sürü insan arabaları ilginç buluyor fakat ben onların hiç biriyle ilgilenmiyorum.
Cars ingilizcede ne demek, Cars nerede nasıl kullanılır?
Check cars for explosives : Araçları patlayıcı madde taşıyıp taşımadıkları yönünden kontrol etmek.
Bumper cars : Çarpışan oto. Çarpışan araba.
Fleet of cars : Birleştirilmiş kontrol altında çalışan arabalar grubu. Araba filosu.
Vintage cars : Eski model araba.
Carsick : Arabada hasta olan. Araba tutmuş. Araba tutması olan kişi. Kendisini araba tutan.
Chemical carsinogen : Kimyasal kanser yapıcı. İnsanlar veya hayvanlarda kansere neden olan kimyasal maddeler. etil metan sülfonat, dimetil sülfat, metan sülfonat gibi bazı kimyasal maddeler direkt kansere neden olurken, benzopren, 2-naftilamin, dimetilnitrozamin, vinil klorit, aflatoksin gibi bazı maddeler ise dolaylı olarak yani metabolitleri kansere neden olur.
Carson city : Michigan eyaletinde şehir. Nevada eyaletinde şehir. Nevada'nın (abd) başkenti.
Chologiacellular carsinoma : Kolanjiyohücresel karsinom. Safra kanalı karsinomu.
Carsickness : Araba yolculuğundan kaynaklanan mide bulantısı. Araba tutması.
Chemical carsinogens : İnsanlarda ya da hayvanlarda kansere sebep olan kimyasal maddeler. etil metan sülfonat, dimetil sülfat, metan sülfonat, ß-propiolakton gibi bazı kimyasal maddeler direkt kansere sebep olurken, benzopiren, 2-naftilamin, dimetilnitrozamin, vinil klorid, aflatoksin gibi bazı maddeler ise dolaylı olarak, yani metabolitleri kansere sebep olur. kimyasal karsinojenler. Kimyasal kanser yapıcılar.
İngilizce Cars Türkçe anlamı, Cars eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cabana : Kümes. Kızılderili çadırı. Havuz kenarında veya plajda üst değiştirmek için kullanılan küçük kabin. Baraka. Kulübe. Abd ve güney amerika'da sahil kulübesine verilen isim. Kabine.
Compact : Anlaşma yapmak. Anlaşma. Anlaşmak. Pudralık. Küçük otomobil. Yoğun. Kompakt. Sözleşme. Az yer kaplayan. Sıkıştırmak.
Motor : Araç. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hareket ettirici. İtici güç. Otomobille götürmek. Taşıt. Başka tür erkeyi işleyim erkesine çeviren işlerge. Motor. Çeşitli biçimlerdeki erkeyi mekanik erkeye çeviren aygıt. (daha çok elektrik motoru anlamına kullanılır).
Autos : Oto. Otolar.
Limo : Büyük ve lüks otomobil (konuşma dili). Limuzin.
Station wagon : Steyşın araba. Kaptıkaçtı. Steyşın vagon. Kamyonet. Aile arabası. Pikap. Steyşın. Station araba.
Air bag : Hava yastığı. Hava torbası. Otomobillerde kullanılan emniyet mekanizması (çarpışma sırasında hava ile dolan ve yolcuları cam ve gösterge panosuna çarpmaktan koruyan plastik torba). Pnömatik yastık.
Loaner : Borç veren kimse. Mukriz. Faizle borç para veren. Ödünç para veren kimse. Kredi veren kimse.
Trunk : Bağlantı noktası. Gövde. Bağlantı noktası (bilişim veya bilgisayar terimi). Beden. Şehirlerarası konuşma. Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. Fil hortumu. Araba bagajı. Sandık. Büyük eşya kutusu.
Waggon : At arabası. Yük arabası. Katar. Bagaj vagonu. Yük vagonu. Kağnı. Dört tekerlekli yük arabası.
Cars synonyms : police car, s.u.v., horseless carriage, station waggon, car door, gas guzzler, police cruiser, beach wagon, anti sway bar, sport utility, subcompact car, suv, sunshine roof, automobile trunk, sport utility vehicle, tailfin, minicar, luggage compartment, used car, beach waggon, automobile horn, electric automobile, automotive vehicle, model t, motor horn, stanley steamer, loges, car window, running board, taxi, accelerator, tail fin, accelerator pedal.
Cars zıt anlamlı kelimeler, Cars kelime anlamı
Disorganise : Altüst etmek. (britanya ingilizcesi) düzensizleştirmek. Karmakarışık etmek. Tertipsizleştirmek (disorganize olarak da yazılır). Karıştırmak. Düzenini bozmak. Dağınık hale getirmek.
Disorganize : Karıştırmak. Düzenini bozmak. Altüst etmek. Karmakarışık etmek.
Injudiciousness : Mantıksızlık. Boşboğazlık. Gevezelik. Zayıf muhakeme. Patavatsızlık. Akıl edememe. Düşüncesizlik. Tedbirsizlik.

Bu kısımda Cars kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cars ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cars anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cars ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.