Cary türkçesi Cary nedir

  • İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
  • Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
  • North carolina eyaletinde şehir.
  • Kary.
  • North carolina eyaletinde yerleşim yeri.
  • Bir erkek veya kadın adı.
  • Mississippi eyaletinde yerleşim yeri.

Cary ile ilgili cümleler

English: Ali was scary.
Turkish: Ali korkutucuydu.

English: 'Childhood friends' are scary.
Turkish: "Çocukluk arkadaşları" korkutucu.

English: Ali is scary.
Turkish: Ali korkutucu.

English: Ali can be very scary sometimes.
Turkish: Ali bazen çok korkutucu olabilir.

English: Ali said he saw something scary.
Turkish: Ali korkutucu bir şey gördüğünü söyledi.

Cary ingilizcede ne demek, Cary nerede nasıl kullanılır?

Caryatid : Heykel sütun. Kadın şeklinde sütun. Yontudikeç. Kadın şeklindeki taş sütun. Karyatit. Karyalit.

Caryatides : Kadın şeklindeki taş sütun. Karyalit.

Caryatids : Karyalit. Heykel sütun. Kadın şeklinde sütun. Yontudikeç. Karyatit. Kadın şeklindeki taş sütun.

Caryocyst : Karyokist. Caryospora türlerinin karakteristik doku kistleri.

Caryogamie : Çekirdekdüğüsü.

Caryolysis : Hücre çekirdeğinin erimesi, çekirdeğin dağılıp kaybolması. Karyoliz.

Achnaccary agreement : Achnaccary anlaşması.

Collered peccary : Göbekli domuz. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, pekarigiller (tayassuidae) familyasından, 90 cm kadar uzunlukta, amerika'da yaşayan bir tür. pekari.

 

Baccarynoide : Bakkarinoit. Mikotoksin grubunun büyük halkalı, trikotesen sınıfına ait bir mantar toksini türü.

Apothecary : Eczacı.

İngilizce Cary Türkçe anlamı, Cary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condole with : Taziyelerini bildirmek. Taziyede bulunmak. Üzüntülerini bildirmek. Başsağlığı dilemek.

Broaden : Genişlemek. Genişletilmiş. Genişletmek.

Break : Kırılmak. Teneffüs. Şans. Değişiklik. Batmak. Sınmak. Kontrol etmek. Parçalanmak. Sona ermek. Ağarmak.

Adapt : Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve özellikler göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak, örnek : molière'in scapin'in dolapları adlı oyununun ayyar hamza olarak uyarlanması. bir romanı ya da öyküyü sahne için yeniden derleme, düzenleme. örnek : reşat nuri güntekin'in çalıkuşu romanının oyun yapılması gibi. Adapte olmak. Yabancı bir tiyatro yapıtını yerli dile çevirirken, kişileri, olayları, töreleri yöreselleştirmek. yabancı yapıtı yöresel havaya uygun biçimde yerleştirme. Uymak. Adapte etmek. Uyarlamak. Aktarmak. Uymakalıntı yapmak. Alışmak. Uyum sağlamak.

Radiate : Işımak. Işık vermek. Neşe saçmak. Yayılmak. Merkezi bir noktadan yayılmak. Yaymak. Işın yaymak. Saçılmak (ışık). Saçmak. Yayın yapmak.

Narrow down : Azaltmak. Kısıtlamak. Daraltmak. Sınırlandırmak.

Take in : Kavramak. Kandırmak. İçermek. Sızdırmak. İçine almak. Cebe atmak. Almak. Abone olmak. Anlamak. Geçirmek.

 

Feel for : Acımak. Duygudaş olmak. Birinin çektiklerini anlamak. -'a merhamet ve acıma hissetmek. -'için üzgün olmak. İçin üzülmek. Acısını paylaşmak. Birine acımak.

Pity : Merhamet etmek. Yazığı gelmek. Acımak. Acınacak şey. Şefkat. Yazık. Acıma. Merhamet.

Narrow : Sınırlı. Parasızlık. Cüzi. Sıkı. Ensizleşmek. Kısmak. Anca yeten. Daraltmak. Daralmak. Az.

Cary synonyms : avianise, avianize, crackle, accommodate, move, diversify, specialise, alternate, modulate, specialize, let out, compassionate, branch out, jump, honeycomb, change, widen, alter, sympathize with.

Cary zıt anlamlı kelimeler, Cary kelime anlamı

Let out : Genişletmek. Koyvermek. Salmak. Çıkarmak. Bırakmak. Kiraya vermek. Genişletmek (elbiseyi). İhale etmek. Kiraya verme.

Diversify : Değiştirmek. Çeşitlendirmek. Farklılaştırmak. Çeşitli kılmak. Değişik alanlara yöneltmek. Çeşitlenmek. Çeşitlemek. Çeşitlilik.

Take in : Kavramak. İçine almak. İçermek. Dolandırmak. İçeri almak. Eve iş götürmek. Almak. (giysi) daraltmak. Kandırmak. Kabul etmek.

Cary antonyms : conform, equal.