Caryopse türkçesi Caryopse nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Üst durumlu bir ovaryumdan gelişen ve tohum kabuğunun meyve kabuğundan ayrılmayacak bir şekilde birleştiği tek tohumlu, açılmayan kuru bir meyve. karyopsis.
  • Buğdaysı meyve.

Caryopse ingilizcede ne demek, Caryopse nerede nasıl kullanılır?

Caryopsis : Buğdaysı meyve. Tahıl ürünleri veya otlar tarafından üretilen tohumlara benzeyen kuru meyve. Karyops.

Caryoplasme : Çekirdek plasması.

Caryocyst : Caryospora türlerinin karakteristik doku kistleri. Karyokist.

Caryogamie : Çekirdekdüğüsü.

Caryolysis : Karyoliz. Hücre çekirdeğinin erimesi, çekirdeğin dağılıp kaybolması.

Procaryotes : Prokaryot. Küçük ve basit yapılı hücreler olup dna ya da rna materyali bir zarla çevrili çekirdek içinde olmayan canlıları içine alan bir alem. prokaryota. İlkelcanlı. Prokaryotlar. İlkel canlı.

Procaryote : İlkelcanlı. Küçük ve basit yapılı hücreler olup dna veya rna materyali bir zarla çevrili çekirdek içerisinde olmayan canlıları içine alan bir alem, prokaryota. Prokaryot. İlkel canlı.

Cary : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Bir erkek veya kadın adı. North carolina eyaletinde şehir. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Kary.

Eucaryotic : Ökaryotik.

 

Caryosome : Karyosome. Soyaktaran. Karyosom. Kalıtım ipliği.

İngilizce Caryopse Türkçe anlamı, Caryopse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caryopse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Whoop it up : Coşturmak. Çılgınca eğlenmek. Gürültülü kutlama. Gürültülü patırtılı bir şekilde eğlenmek. Dağıtmak. Vur patlasın çal oynasın eğlenmek.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

 

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Grain : Sepilemek. Gövdelerinin içi boş, kökleri saçak şeklinde, yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı, çiçekleri er dişi, ovaryum üst durumlu, karyopsis nadiren fındıksı ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler. Damarların düzeni (bir ağaç parçasının içindeki). Granül. Damarlı yüzey. Elyaf. Tahıl. Zerre. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanecik.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Seed : Döl. Sınıflamak (yarışmacıları). Sperm. Habbe. Tohumu çıkarmak. Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, nesil, jenerasyon. Çekirdeğini çıkarmak. Tohum vermek. Tohum. Atmık.

Caryopse synonyms : make whoopie, wheat berry, caryopsis, wassail, abductor muscle, barleycorn, aardvark, abo blood groups system, abiotic factor, rye, make happy, amaranth, revel, jollify, make merry, riot, abiotic environment, kernel, roister, racket, abacus bodies, a site, abambulacral area, acacia.