Causey türkçesi Causey nedir
- Bataklıktan geçen yol (arkaik).
- Dar yol.
- Taş döşenmiş yükseltilmiş kaldırım.
- New mexico eyaletinde yerleşim yeri.
- Antik roma anayolu (arkaik).
Causey ingilizcede ne demek, Causey nerede nasıl kullanılır?
Causeys : Dar yol. Taş döşenmiş yükseltilmiş kaldırım. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Bataklıktan geçen yol (arkaik). Antik roma anayolu (arkaik).
Cause a bedlam : Kızılca kıyamet koparmak. Karışıklık çıkarmak.
Cause a disturbance : Huzursuzluk yaratmak. Karışıklığa neden olmak. Karışıklık çıkarmak.
Cause a headache : Başını ağrıtmak. Baş ağrısına neden olmak.
Cause a loss : Zarara sebebiyet vermek. Zarara neden olmak. Zarar vermek.
Cause a scandal : Rezalet çıkarmak.
Cause a sensational emotion : Sansasyona neden olmak.
Cause a stir : Heyecan yaratmak. Sansasyon yaratmak. Herkesin ilgisini çekmek.
Cause and effect : Faktör ve sonuç. Sebep sonuç. Etki ve reaksiyon. Sebep ve sonuç. Etki ve sonuç. Neden ve etki.
Cause damage : Hasar yaratmak. Zarar görmüş. Hasara neden olmak. Hasar oluşturmak. Hasar meydana getirmek. İzrar. İncinmiş. Hasar yapmak.
İngilizce Causey Türkçe anlamı, Causey eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Causey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Have : Zorunda olmak. Dolandırmak. Sahip olmak. Almak. Aldatmak. Buyurmak. Elinde bulunmak. Etmek. -si olmak. Malik olmak.
Determine : Karara bağlamak. Kesmek. Belirlemek. Karar vermek. Sabitleştirmek. Karara bağlanmak. Karar verdirtmek. Kararlaştırmak. Azmetmek. Neden olmak.
Engender : Meydana çıkarmak. Sebebiyet vermek. Oluşturmak. Tahrik etmek. Vücuda getirmek. Yaratmak. Doğurmak. Meydana getirmek. Neden olmak. Yol açmak.
Encourage : Teşvik etmek. Cesaret vermek. Gayretlendirmek. Takviye etmek. Korumak. Yüreklendirmek. Özendirmek. Cesaretlendirmek. Desteklemek.
Impel : Sevketmek. Harekete geçirmek. Zorlamak. Yöneltmek. Devindirmek. İtmek. Sevk etmek. Sürmek.
Mold : Yapı. Kalıba dökmek. Biçimlendirmek. Küflenmek. Hifalardan oluşmuş çok hücreli, filamentöz koloniler oluşturan mantar. Yaradılış. Küf. Ölü ya da diri örgensel ortamlarda çürükçül ya da asalak yaşayan ilkel mantarların ortak adı. bk. küf mantarları. Flamentli mikrofungusları tanımlamak için gıda ve diğer mikrobiyoloji dallarında kullanılan bir tanım, mantar. parazitik, çok hücreli filamentöz koloniler oluşturur. Kalıp.
Induce : Teşvik etmek. Sebep olmak. Kışkırtmak. Sonuç çıkarmak. Uyarmak. -e neden olmak. Kandırıp bir şey yaptırmak. Tüme varmak. İkna etmek. Neden olmak.
Gangways : Pasaj. Aralık. Borda iskelesi. Asma merdiven. Geçit. Uçağa yanaştırılan körüklü yol. Oluk. Güverteden uzatılan köprü. İskele.
Compel : Gerektirmek. Mecbur etmek. Zorlamak. İcbar etmek. Zorunda bırakmak. Mecbur bırakmak.
Facilitate : Yardım etmek. Çabuklaştırmak. Hafifletmek. Kolaylaştırmak. Rahatlatmak. Olanak sağlamak. Olanak tanımak. Kolaylık getirmek.
Causey synonyms : pioneer, kick up, breed, persuade, prompt, alleys, oblige, propel, initiate, lanes, shape, alleyway, effect, regulate, decide, actuate, make, instigate, lead, stimulate, force, provoke, passage, alleyways, influence, occasion, causeys, incite, obligate, effectuate, gangway, motivate, do.
Causey zıt anlamlı kelimeler, Causey kelime anlamı
Dissuade : Vazgeçirtmek. Caydırmak. Kandırmak. Aklını çelmek. Vazgeçirmek. Fikrini çelmek. Cesaret kırmak. Çelmek.

Bu kısımda Causey kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Causey ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Causey anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Causey ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.