Ceinture türkçesi Ceinture nedir

Ceinture ingilizcede ne demek, Ceinture nerede nasıl kullanılır?

Enceinte : Gebe. Etrafı çevrili saha. İleri gebelik. Hamile.

Acetoorcein : Kromozomlardan ezme preparat yapılmasında kullanılan % 45’lik asetik asit içinde hazırlanan % 1’lik orsein çözeltisinden oluşan bir boya. Kromozomlardan ezme preparat yapılmasında kullanılan, % 45'lik asetik asit içinde hazırlanan %1'lik orsein çözeltisinden oluşan bir boya. Asetoorsein. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Fluorescein : Floresin. Boyalarda kullanılan kimyasal bileşik. Floressein. Fluoresein. Kırmızı renkli, floresan özellikte, suda eriyebilir özellikte, birçok türevi bulunan toz boya maddesi. sodyum tuzu korneadaki doku kaybının ve retina dolaşım bozukluklarının saptanmasında kullanılır. Fluoresin.

Fluorescein isothiocyanate : İmmünofloresan deneyindeki antikorları işaretlemede kullanılan yeşil floresan boya. Floresan izotiyosiyanat.

Fluorescein staining : Korneadaki doku kaybının boyanarak görülmesini sağlayan bir test. Floressein boyama testi.

Narceine : Narsein. Afyon türevi. Narsin. Morfinin yerine kullanılan ilaç (farmakoloji). Uyuşturucu ilaç.

Glaceing : Düz. Glase. Şekerle kaplı. Şekerlenmiş. Parlak.

Orcein : Kahverengi kırmızımsı renginde organik boya. Orsein.

 

İngilizce Ceinture Türkçe anlamı, Ceinture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ceinture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decennium : On yıllık dönem.

Decade : Onlu öbek. 10 yıl. Onyıl. On yıllık süre. Onlu grup. Onlu takım. On yıl. Dekat. Onluk devre. Onluk.

Period : Özdeş olarak tekrarlanan olayların bir kez tekrarı için geçen süre. Yinelenen olaylar arasında geçen düzenli zaman aralığı. Periyot. Devre. Devir süresi. Süre. Dönem. Tam cümle (yan cümlecikli). Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi. Devirsel bir olayda, bağımsız değişkenin; aynı belirtilerin yeniden olması için gerekli en ufak aralığı. not: ışınım olayında bağımsız değişken zaman'dır.

Smart money : Manevi tazminat. Manevi zarar için verilen tazminat. Para cezası.

Belts : Kayış. Kemer. Bölge. İklim kuşağı.

Half century : Yarım yüzyıl. Yarım asır.

Pyramid : Böbreğin medulla bölgesini meydana getiren koni biçimindeki uzantılar. koni biçimindeki herhangi bir yapı. Pramit. Piramid. Çatma. Ehram. Köpyak. Gösteri cimnastiklerinde, cimnastikcilerin, araçlı ya da araçsız olarak birbirlerinin omuzlarında, dizlerinde oluşturdukları gösterişli ve düzenli biçimler. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Piramit.

Cummerbund : Kemer.

Decennary : On senelik devre. On yıl. Onlu grup. On yıllık süreç. On yıllık.

Investment : Abluka. Plasman. Muhasara. Atama. Sağlanan gelir. Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). Para yatırma. Kuşatma. Envestisman. Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım.

 

Ceinture synonyms : quattrocento, period of time, twentieth century, time period, investment funds, quarter century, binder, cinctured, binders, millenary, speculation, band, abdominal belt, belt, breechcloth, millennium, cestus, cincturing, gamble, cinctures, cincture, breechcloths, band spectrum.

Ceinture zıt anlamlı kelimeler, Ceinture kelime anlamı

Approbation : Onama. Uygun bulma. Tasdik. Tasvip. Beğenme. Resmi izin. Tensip. Onay. Onaylama. Takdir.

Ceinture ingilizce tanımı, definition of Ceinture

Ceinture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Chiefly used in English as a dressmaking term. A cincture, girdle, or belt.