Cells türkçesi Cells nedir

  • Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi.
  • Hücreler.
  • Oda (manastır vb).
  • Göz.
  • Hücre.
  • Petek gözü.
  • Pil.

Cells ile ilgili cümleler

English: In science class, we drew pictures of cells.
Turkish: Fen dersinde hücrelerin resimlerini çizdik.

English: The cells have the capacity to convert food into energy.
Turkish: Hücrelerin gıdayı enerjiye dönüştürme güçleri var.

English: Muscle tissue consists of innumerable cells.
Turkish: Kas dokusu sayısız hücreden oluşur.

English: As people get older, their brain cells become less efficient.
Turkish: İnsanlar yaşlanırken, beyin hücreleri daha az verimli olur.

English: The percentage of carbohydrates in animal cells is approximately 6 percent.
Turkish: Hayvan hücrelerindeki karbonhidrat oranı yaklaşık yüzde altıdır.

Cells ingilizcede ne demek, Cells nerede nasıl kullanılır?

Cells are protected : Korumalı hücreler.

Add cells as : Hücreleri ekleme şekli.

Empty cells plotted as : Boş hücrelerin çizim şekli.

Find entire cells only : Sadece tam hücreleri bul.

Gamma cells of hypophysis : Kromofob hücreler. Hipofizin gama hücreleri.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

 

No cells found : Hücre bulunamadı.

Acidophilic cells : Asidofil hücreler. İçindeki granülleri asidik doku boyaları ile boyanan hücreler. hipofiz bezinin asidofil hücreleri. eozinofil hücreler, alfa hücreleri.

Shift cells left : Hücreleri sola kaydır. Hücreleri sola ötele.

Visible cells only : Yalnızca görünür hücreler.

İngilizce Cells Türkçe anlamı, Cells eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cells ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compartments : Kompartıman. Kısım. Biyolojik yapılarda bulunan sınırları belirlenmiş kapalı bölgeler. Bölme. Bölüm.

Cadre : Çerçeve. Pentastomidlerin ağzını astarlayan dayanıklı yapı. Çekirdek kadro elemanı. Kadre. Çekirdek kadro. Kurmay heyeti. Hücre merkezi. Kadro.

Cubicle : Odacık. Kabine. Küçük oda. Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Kabin. Küçük bölme.

Blinker : At gözlüğü. Flaş lambası. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Pırıldak. Sinyal ışığı. Çakar söner ışık. Atın göz siperi. Çakar. Flaşör. İşaret lambası (aut.).

Cabining : Kabin. Küçük bir yere kapamak. Baraka. Kabin veya kamarada yaşamak. Kamara. Kulübe. Tahta kulübe. Tahdit etmek. Kümültü.

Cabin : Kulübe. Küçük bir yere kapamak. Tahdit etmek. Tahta kulübe. Pilot kabini. Kabin veya kamarada yaşamak. Baraka. Uçakta öndeki özel bölüm. Kabin.

 

Cell : Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı. Küçük oda. Oda. Göze. Bölme. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler. Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek.

Cellular : Gözelerden dizilmiş biçimde bir yapı gösteren. Gözenekli. Selüler. Hücre ile ilgili. Hücresel. Hücreli. Gözeli. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Hücreye ait, hücreyle ilgili, hücresel. Gözenekli olan.

Arthrospore : Artrospor. Halkalı mantar ve deniş yosunu sporu türü (botanik terimi).

Cytoplasm : (biyoloji terimi) hücre protoplazması (nükleus ve zar dışında bulunan). Göze sıvı. Hücre zarı içindeki çekirdek hariç bütün protoplazma kitlesi, hiyaloplazma, sitozol. Stoplazma. Hücre zarı içindeki çekirdek hariç bütün canlı kısım. sitozol, hiyaloplazma. Göze sıvısı. Sitoplazma. Hücre protoplazması.

Cells synonyms : acaryote, reproductive cell, cell organelle, kupffer's cell, cytol, cell organ, embryonic cell, formative cell, cytomembrane, akaryocyte, animate thing, karyon, parthenote, leydig's cell, sertoli's cell, vegetative cell, beta cell, flagellated cell, sex cell, akaryote, somatic cell, cuddy, germ cell, cubbyhole, living thing, plasma membrane, cell membrane, daughter cell, nucleus, celling, organism, cubby, cubicles.

Cells zıt anlamlı kelimeler, Cells kelime anlamı

Cellular : Gözenekli. Hücreye ait, hücreyle ilgili, hücresel. Gözelerden dizilmiş biçimde bir yapı gösteren. Ajurlu. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Hücre ile ilgili. Selüler. Hücresel. Gözenekli olan. Gözesel.

Voltaic cell : Volta pili. Volta gözesi. Elektrik hücresi. Değişlik metalleri üşerli bir çözelti içine batırmakla elde edilen ilk elektriksel erke üreteci. Galvanik pil.

Electrolytic cell : Elektriksel göze. Elektrolitik hücre.