Cabining türkçesi Cabining nedir
- Hücre.
- Kümültü.
- Tahta kulübe.
- Kabin veya kamarada yaşamak.
- Kabin.
- Baraka.
- Küçük bir yere kapamak.
- Kulübe.
- Tahdit etmek.
- Kamara.
Cabining ingilizcede ne demek, Cabining nerede nasıl kullanılır?
Cabin boy : Muço. Kamarot. Miço.
Cabin class : İkinci mevkii. Gemilerde birinciyle turist sınıfı arasındaki sınıf. İkinci sınıf. İkinci mevki. Kabin sınıfı.
Cabin crew : Yolcuların rahatından sorumlu olan ve uçuşla ilgili sorumlulukları bulunmayan uçak personeli. Kabin mürettebatı. Kabin ekibi.
Cabin cruiser : Yolcu gemisi. Kamaralı büyük tekne.
Cabin light : Kabin ışığı. Bir gemi kamarası veya kabini içerisindeki ışık.
Passenger cabin : Kabin. Yolcu kabini. Yolcu kompartmanı. Kabın.
Log cabin : Kütükten yapılmış kulübe. Kütük ev. Kütüklerden yapılmış kulübe. Kereste veya ağaç kütüklerinden yapılma kulübe vb mesken. Kümültü. Ahşap kulübe. Kütükten yapılı kulübe.
Cabin steward : Kabin görevlisi. Kamarot. Bir gemide kamaraları temizlemekten sorumlu çalışan veya işçi.
Passengers cabin : Yolcu kabini.
Pressure cabin : Basınçlı kabin.
İngilizce Cabining Türkçe anlamı, Cabining eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cabining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chamber : Bölme. Düşündürücü. Odacık. Hakimin özel odası. Özel bir amaç için ayrılmış oda. Boşluk. Jüri üyesine itiraz. Oda vermek. Büro. Yatak odası.
Delimit : Limit koymak. Tahtidlemek. Sınırlarını koymak. Limitlerini belirlemek. Sınırlandırmak. Sınırlamak.
Hutch : Kömür vagonu. Derişik töz. Dolap. Buğday sandığı. Kümes. Kafes (tavşan vb.). Ambar. Kafes. Küçük hayvan kafesi.
Billet : Kütük. Pusula. Yerleştirmek. Konaklatmak (askeri terim). Konaklatmak. Vazife. Kışla. Not. Ödev.
Car : Vagonet. Yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi. Vagon. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Makine. Araba. Otomobil. Binit. Oto. İngiltere'de tekerlekli.
Cubicle : Odacık. Kabine. Göz. Diğer bölümlerden ayrılmış küçük bölme veya ofis. Küçük bölme. Küçük oda.
Confine : Kapamak. Hasretmek. Sınırlamak. Hapsetmek. Kapatmak. Sınırlandırmak. Kısıtlamak. Tutmak. Loğusa olmak.
Hutches : Kömür sandığı. Kafes. Küçük hayvan kafesi. Ambar. Buğday sandığı. Kömür vagonu. Kümes. Tavşan kafesi.
Bower : Bahçe kulübesi. Özel oda (kadınlar için). Göz demiri (gemi). Özel oda (kadın). Kameriye. Gölgelik. Özel oda kadın. Çardak. Kuşatmak.
Cab : Sürücü yeri. Kiralık araba. Makinist yeri. Tek atlı binek arabası. Fayton. Taksi. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Taksi ile gitmek. Kasa.
Cabining synonyms : piece of work, restricting, restrict, bowering, booth, cadre, cabanas, alcoves, chanties, celling, chanty, bowers, barrack, bull pen, compartment, house, barracked, wicker, small hut, wickerwork, cabin, enduring, boxes, cot, passenger cabin, cellule, work, restricts, closets, delimits, cabinet, hut, cabins.
Cabining zıt anlamlı kelimeler, Cabining kelime anlamı
Impermanent : Daimi olmayan. Süreksiz. Devamsız. Kalıcı olmayan. Devam etmeyen. Kalımsız. Geçici.
Ascending : Çıkan. Yukarı çıkan. Artan. Yukarı çıkma. Asendan. Artan sırada. Yükselen.

Bu kısımda Cabining kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cabining ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cabining anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cabining ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.