Cenaze nedir, Cenaze ne demek

Cenaze; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Cenaze" ile ilgili cümleler

  • "Evden iki sene içinde üç cenaze çıkmıştı." - P. Safa

Cenaze anlamı, kısaca tanımı:

Cenaze gibi : Benzi sararmış.

Cenazeyi kaldırmak : Ortada kalan bir işi bitirmek. ölüyü gömmek üzere götürmek. ölüyü gömmek.

Cenaze alayı : Cenazeyi izleyen topluluk.

Cenaze duası : Cenaze namazında okunan dua.

Cenaze levazımatı : Ölünün kefenlenmesi sırasında gerekli olan malzemeler.

Cenaze merasimi : Cenaze töreni.

Cenaze namazı : Cenaze gömülmeden önce musalla taşının üstüne konulan tabutun önünde kılınan namaz.

Cenaze töreni : Bir cenaze için mezara kadar yapılmış olan dinî tören, cenaze merasimi.

Canlı cenaze : Çok zayıf, bir deri bir kemik kalmış kimse.

Buyurun cenaze namazına : Beklenmedik kötü bir durum karşısında üzüntü anlatan bir söz.

Canlı cenazeye dönmek : Çok zayıflamak, bir deri bir kemik kalmak.

Kefen : Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez, kefen bezi, yakasız gömlek, yakasız mintan.

Tabut : Ölünün içine konulduğu sandık biçiminde araç, sal, ölü salı. İçine yumurta konan uzun sandık.

Gömülme : Gömülmek işi.

 

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Tören : Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim. Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılmış olan toplantı, merasim, seremoni.

Ölü : Etkileme gücü olmayan, canlılığı olmayan. Çok durgun, hareketsiz. Hayatı sona ermiş olan, artık yaşamıyor olan, morto, diri karşıtı. Gücü az, zayıf. Ölmüş insan, müteveffa, mevta. Hayvan leşi.

Ölmüş : Olgunlaşmış, ergin.

Cenaze : Ölü, ölmüş kimse. Cenaze töreni. Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü.

Cenaze ile ilgili Cümleler

  • Vücut için uygun bir cenaze yap böylece ruh cennete ulaşabilir.
  • Tom'un cenaze törenine sadece üç kişi katıldı.
  • Cenaze yarın.
  • İnsanlar genelde cenazelerde fıkra anlatmaz.
  • Cenaze töreni dündü.
  • Cenaze arabasını kim sürüyordu?
  • Yaklaşık otuz kişi Tom'un cenaze törenine katıldı.
  • Biz cenazelerde fıkra anlatmayız ve gülmeyiz!
  • Cenaze merasiminde bir sürü insan vardı.
  • Cenaze töreni ne zaman?
  • Cenaze törenlerinden nefret ediyorum.
  • Cenaze evi mezarlığa yakındı.
  • Ali Mary'nin cenaze töreni bitmeden mezarlıktan ayrıldı.
  • Tom'un cenazesinde bir sürü insan vardı.

Diğer dillerde Cenaze anlamı nedir?

İngilizce'de Cenaze ne demek? : adj. funeral

Fransızca'da Cenaze : dépouille mortelle; mort/e [le][la]

Almanca'da Cenaze : n. Beerdigung, Begräbnis, Beisetzung, Bestattung

Rusça'da Cenaze : n. покойник (M), останки (PL), похороны (PL)