Censorious türkçesi Censorious nedir

Censorious ingilizcede ne demek, Censorious nerede nasıl kullanılır?

Censoriously : Eleştirerek. Tenkitçi biçimde. Devamlı kusur bularak.

Censoriousness : Beğenmeme. Tenkitçilik. Onaylamama. Aşırı eleştirel olma durumu.

Censorial : Kamu denetçisi (kamusal malzemeleri inceleyen ve sansürleyen kimse) ile alakalı. Sansüre ait. Sansürle alakalı.

Censoring : Sansürleyen. Sansür uygulamak. Sansürlemek. Sansürcülük. Sansürleme.

Censoring and truncation : Sansürleme ve budama.

Censor board : Sıkıdenetim kurulu. Olağanüstü durumlarda ya da kimi ülkelerde olağan olarak tiyatro metinlerini inceleyen ve oynanıp oynanmayacağına karar veren kurul.

Censor : Ön denetim. Sansürlemek. Sansür etmek. Sansür. Denetleme kurulu üyesi. Eleştirici. Sansürden geçirmek. Denetçi. Denetleme işini gerçekleştirmek. Denetlemek.

Censor title : Bir filmin denetlemeden geçtiğini, serbestçe oynatılabileceğini belirtmek üzere verilen belge. (genellikle filmin başında da yer alması zorunlu kılınır). Denetleme belgesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Symmetric censoring : Bakışımlı sansürleme.

Censoring applications : Sansürleme uygulamaları.

İngilizce Censorious Türkçe anlamı, Censorious eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Censorious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Captious : Titiz. Boş. Zor beğenir. Yanıltıcı. Kılı kırk yaran. Asılsız. Müşkülpesent. Kusur bulan. İnce eleyip sık dokuyan.

Chastiser : Cezalandırıcı. Disiplini sağlayan kimse.

Faultfinder : Her şeye kusur bulan kimse.

Slater : İowa eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir. Arduvaz döşeyici.

Argumentative : Kanıt türünden. Delil türünden. Münakaşacı. Tartışılır. Tartışmayı seven. Tartışmaya açık. Tartışmalı. Tartışmacı.

Assailant : Mütecaviz. Saldıran kimse. Hücum eden. Dil uzatan. Saldırgan.

Assailers : Dil uzatan. Saldırgan.

Castigatory : Eskiden isyan çıkaran asilerin cezalandırılması için kullanılan bir alet. Cezalandırıcı.

Censors : Sansürcü. Sansür etmek. Sansür uygulamak. Sansür memuru. Sansürden geçirmek. Sansürlemek. Denetçi. Sansür. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de).

Exceptious : Yanıltıcı. Kusur bulmaya çalışan. Tatmin edilmesi güç.

Censorious synonyms : chastisers, assailants, waspish, critic, chasteners, critical, slaters, assailer, censurer, censor, judgemental, chastener, critics.

Censorious zıt anlamlı kelimeler, Censorious kelime anlamı

Uncritical : Yorum yapmayan. Kritik olmayan. Tehlikesiz. Eleştirici olmayan. Tenkit etmeyen. Eleştirmeyen. Değerlendirici olmayan.

Censorious ingilizce tanımı, definition of Censorious

Censorious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Apt to blame or condemn. Severe in making remarks on others, or on their writings or manners. Addicted to censure.