Faultfinder türkçesi Faultfinder nedir

Faultfinder ingilizcede ne demek, Faultfinder nerede nasıl kullanılır?

Faultfinders : Her şeye kusur bulan kimse. Eleştirici.

Faultfinding : Eleştirici. Eleştirme. Yerici. Kusur bulma. Eleştiri. Kusur bulan.

İngilizce Faultfinder Türkçe anlamı, Faultfinder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Faultfinder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chastiser : Disiplini sağlayan kimse. Cezalandırıcı.

Censor : Denetleyici. Denetçi. Sansürden geçirmek. Sansürlemek. Denetleme işini gerçekleştirmek. Yasaklamak. Denetlemek. Denetleme kurulu üyesi. Sansür.

Slater : Arduvaz döşeyici. İowa eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir.

Censorious : Devamlı kusur bulan.

Knocker : Uyarı çanı. Kapı tokmağı. Far. Çan. Batakçı. Dövücü. Kapı kapı dolaşan satıcı. Çıngırak. Tokmak.

Critics : Karşı olan kimse. Eleştirmen. Eleştiri. Muhalif. Kusur bulup duran kimse.

Chastener : Arıtıcı. Cezalandırıcı. Disiplini sağlayan kimse.

Critical : Kusur bulmak amacıyla söylenen. Kusur bulan. Tehlikeli. Ciddi. Kritik. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Eleştiren. Eleştiri niteliğinde. Nazik.

Waspish : Kırıcı. Kusur arayan. Huysuz. Sinirliliği üstünde olan. İnce belli. Asabi. Kusur bulan.

 

Slaters : İowa eyaletinde şehir. Arduvaz döşeyici. Missouri eyaletinde şehir.

Faultfinder synonyms : unpleasant person, disagreeable person, assailer, captious, cynic, castigatory, exceptious, chasteners, critic, assailant, disparager, depreciator, censors, detractor, assailants, chastisers, argumentative, assailers, judgemental, censurer.

Faultfinder ingilizce tanımı, definition of Faultfinder

Faultfinder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A scold. One who makes a practice of discovering others` faults and censuring them.