Cerik nedir, Cerik ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Henüz yumurtadan çıkmış civciv.
Altı kiloluk bir çeşit hububat ölçüsü.
Üzüm salkımının küçük parçası.
Üzüm salkımının en küçük parçası.
Cerik kısaca anlamı, tanımı
Ceri : Canlı, becerikli, eli çabuk. Kuvvetli, güçlü, keskin
Cerik ağacı : Su kenarında yetişen, yedi sekiz metre yükselen ve kömüründen barut yapılan bir cins ağaç.
Üzüm salkımı : Üzüm tanelerinin dizi dizi bulunduğu salkım.
Kiloluk : Herhangi bir kilo ağırlığında. Bir kilo ağırlığında.
Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
Hububat : Tahıl.
Çıkmış : Kirli çamaşır. Kirli, yıkanacak giysi ve benzerleri nesnelerin tümü.
Salkım : Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve. Topla atılan demir parçaları. Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan bir tür ağaç ve çiçeği (Wistaria sinensis). Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu.
Kilolu : Ağır. Şişman.
Civciv : Kümes hayvanlarının yumurtadan yeni çıkmış yavrusu.
Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.
Civci : Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Salkı : Vergi. 1.Dolambaçlı, aykırı, biçimsiz (yol için). 2.Sürüncemeli, askıda kalmış (iş için). 3.Eğri, dengesiz. Gevşek, yumuşak. [Bakınız: salgun]. Düşük, sölpük, perişan, kendini salıvermiş.
Henüz : Az önce, daha şimdi, yeni. Daha, hâlâ.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).
Salk : Üzüm ve benzerleri meyvelerin suyunu çıkarmaya yarayan araç.
Diğer dillerde Cerenkov ışınımı anlamı nedir?
İngilizce'de Cerenkov ışınımı ne demek ? : cerenkov radiation

Bu kısımda Cerik nedir? Cerik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cerik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cerik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.