Ceroid türkçesi Ceroid nedir

  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Seroyit.
  • Seroid.
  • Seroit.
  • Doymamış yağ asitlerince zengin yağların ya da çeşitli besinlerin verilmesinden sonra bazı hayvanların özellikle karaciğerlerinde oluşan bir tip lipit granülü.
  • Doymamış yağ asitlerinin peroksidasyonunun son ürünleri olan ve genellikle balıkların karaciğer ve dalağında bulunan sarımsı kahve renk pigment.
  • Okside olmuş lipit ve proteinlerin suda çözünmeyen polimerlerinden oluşan aside dirençli, sudanofilik, karaciğer, sinir sistemi ve kaslarda biriken bir pigment.

Ceroid ingilizcede ne demek, Ceroid nerede nasıl kullanılır?

Ceroid lipofuscinosis : İlerleyen yaşla birlikte, lipopigment ve yaşlanma pigmentinin sitoplazmik granüller tarzında sinir hücresi, makrofaj ve kas hücrelerinde birikmesi. birçok organda birikimlere rastlanmasına karşın genellikle serebral korteks, retinal nöronla purkinje hücrelerinde birikir. klinik olarak körlük ve kaslarda koordinasyon bozukluluğu dikkati çeker. Seroid-lipofuskinozis.

Cerography : Balmumu ormancılığı.

Ceromancy : Balmumu bakısı. Yere damlatılan balmumunun biçim ve büyüklüğüne bakılarak geleceği okuma işi. bk. bakı. krş. ateş bakisi.

Ceroplastics : Mumdan modelini yapma sanatı. Balmumu heykelciği.

Cerotic : Kerotik. Serotik.

 

African white rhinoceros : Beyaz afrika gergedanı.

Cerotic acid : Kerotik asil. Kerotik asit. Serotik asit. Balmumu asidi.

Acylglycerole : Bir veya daha çok organik asitle, özellikle uzun zincirli yağ asitleriyle esterleşmiş gliserol, açilgliserol. Gliserit. Açilgliserol.

Acerous : Aseroz. Antensiz.

Anticancerous : Antikanser olan. Kanser ile mücadele eden.

İngilizce Ceroid Türkçe anlamı, Ceroid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ceroid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Displace : Yerinden çıkarmak. Azletmek. Yerinden çıkmak. -in yerine geçmek. Ülkesinden çıkarmak. Yerine geçmek. Yerini almak. Yerinden etmek. Çıkarmak. Sürmek.

Rabble : Gelberi. Parya. Güruh. Gürültücü kalabalık. Ayaktakımı. Düzensiz kalabalık. İnsan kalabalığı. İnsan sürüsü. Derinti. Gelberi ile karıştırmak.

Gathering : Çıban. Apse. İltihap. Toplantı. Toplanma. Kalabalık. Toplayıcılık. Şiş. Meclis. Yabanıl meyveleri, ot tohumlarını, kökleri, yumru köklü bitkileri, küçük hayvanları, deniz kabuklarını, böcekleri, yabanıl balları, ağaçların öz sularını vb. toplamaya dayanan; genellikle avcılıkla birlikte yapılan, fakat avcılıktan daha basit bir tekniği gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu.

Jam : Takılmak. Hareketsiz kalmak. Reçel. Sıkışıklık. Doğaçlama çalmak (caz). Parazit yapmak. Bastırmak. Durdurmak. Sıkışma. Sıkmak.

Press : Basım. Zorlamak. Topluca ilerlemek. Sıkmak (limon vb.). Hızlandırmak. Sıkmak. Basım yoluyla çoğaltılarak, belirli zamanlarda çıkan basmalar. Acil olmak. Baskı yapmak. Pres.

Rout : Bozgun. Hezimet. Hezimete uğratmak. Eşelemek. Araştırmak. Bozguna uğratmak. Aramak. Darmadağın etmek. Tarumar etmek. Kurcalamak.

 

Huddle : Sürü gibi toplanmak. Tıkıştırmak. Birbirine sokulup sarılmak. Sürmek. Bir araya sıkışmak. Bir araya toplamak. Birbirine sokulmuş insanlar. Acele ve dikkatsizce giyinmek. Bir işi acele ve üstünkörü yapmak. Yığın.

Flock : Yığın. Tiftiklenmiş yünle kaplamak. Kalabalık. Sürü halinde hareket etmek. Akın etmek. Yün tozu. Yün kırpıntısı. Cemaat. Toplanmak. Sürü halinde toplanmak.

Move : Hareket ettirmek. Kıpırdanmak. Taşımak. Oynatmak. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. İlerlemek. Yer değiştirmek. Devinmek. Teklif etmek.

Army : Kalabalık. Ordu. Topluluk. Asker. Kara ordusu.

Ceroid synonyms : herd, phalanx, mob, crush, assemblage, horde, troop, overcrowd, drove, swarm.

Ceroid zıt anlamlı kelimeler, Ceroid kelime anlamı

Small : Mütevazi. Mütevazı. Ufak tefek. Sıradan. Ufak ufak. Zayıf. Ufacık. Minik. Basit. Alçak.

Little : Hemen hemen hiç. Ufak şey. Genç. Değersiz. Az miktar. Azıcık. Birazcık. Az miktarda. Be.az miktarda. Önemsiz.

White : Gözün beyaz kısmı. Beyaz. Yumurta akı. Beyaz ırktan olan. Soluk benizli. Solgun. Göz akı. Sütlü kavhe.